Benim İstanbul’umdan söz etmek için fırsat kolluyor gibi hissediyorum bazen. Kente köşesinden bucağından değen bir kitap dahi olsa elimdeki, bazen ne kadar özlediğimi hatta -aynı ülkede değilmişim gibi- özlemden burnumun direğinin sızladığını bazen ayrıldığım için çok mutlu olduğumu ve asla dönmeyi düşünmediğimi; İstanbul’a duyduğum gelgitli tutkuyu anlatıyorum kitabın sözüne başlamadan önce.
Okumaya devam et “Kehanete Göre Bir Gün Yine Sana Döneceğim: Efsaneler Kenti İstanbul”Kategori: Genel
Bir Not, Bugüne, Yarına, Usulcacık: Piraye Hanım’ın Sürprizi
Yaşlanmak, otuzların ikinci yarısında benim en büyük kaygı alanlarımdan birine dönüştü. Hayattan beklentiler üzerine konuşulurken yardımsız yaşlanabilmeyi ilk sıralara yerleştirdiğimi, benim yaşımın bunları düşünmek için çok genç olduğu yönündeki eleştiriler sayesinde fark ettim. Fark ettim etmesine ama kaygımda pek de azalma olmadı, nasıl birine dönüşeceğimi hâlâ çok merak ediyorum, kedileri köpekleri beslemek, bulut izlemek için sokaklarda gezinebilecek miyim acaba?
Okumaya devam et “Bir Not, Bugüne, Yarına, Usulcacık: Piraye Hanım’ın Sürprizi”“Nöbetçilerden Korkmayınız!” ve Kıkırdayınız: Orman Cücelerinin Sergüzeşti
Bu yazı, bir anmadır. 3 Haziran 2025’ten, 3 Haziran 1963’e; Nâzım’a. Nâzım’ın şairliği, şiir tarihimizdeki yeri tartışmaları -dürüst olmak gerekirse- hayli uzağımda, zira onu iyi şairliğiyle değil, Nâzım’lığıyla seviyorum. Tüm yazıp çizdikleri, mücadelesi, yılgınlığı, umudu, çaresizliği, ışıldayan fikri ve hepsine kızgın olduğum hatalarıyla. Bu yazı, bir anma, en çok da çocuk gülüşleri içindeki fotoğraflarıyla anımsadığım Nâzım’ı, çocuklar için masallarıyla…
Okumaya devam et ““Nöbetçilerden Korkmayınız!” ve Kıkırdayınız: Orman Cücelerinin Sergüzeşti”Yıldız Hanım, Güneş Toplayın Bizim İçin: Bir Balonun Peşinden
Hayat bilgisi kitaplarımızdan belleğimize kazınmış sahneler var. Büyükanne ve büyükbaba, soba kenarında otururdu. Yüzlerinde huzurlu bir gülümseme, belli ki sobası harıl harıl yanan bu evden, anne sofrayı kurarken gazetesini okuyan babadan, ödevlerini yapan, oyunlarını oynayan torunların varlığından; tıkır tıkır işleyen ‘ideal düzen’den hoşnutlardı.
Okumaya devam et “Yıldız Hanım, Güneş Toplayın Bizim İçin: Bir Balonun Peşinden”Masalların En Güzeli Heceleyerek Yazılanı: Kültürlü Kurt
Bilirsiniz işte, kurtlar çoğunlukla gridir, burunları uzuncadır, gözleri keskin; büyüktürler pek çok hayvandan… Efendime söyleyeyim…Tehlikelidirler. Hem de çok! Ve tehlikesinin büyüklüğü, huyundan suyundan, türünden dişinden değil, onların tehlikeli olduğu bilişimizi bilmelerinden gelir. Kurtlar korkunun kokusu alır yani. Ekleyelim öyleyse listeye zorbalığı…
Okumaya devam et “Masalların En Güzeli Heceleyerek Yazılanı: Kültürlü Kurt”