Zorlu Görevlerin Aranan İsmi: Astronot

Anılar biriktirdik. İnsanlar biriktirdik. Kırıldık, güldük, koştuk, yorulduk. Değiştirmek istediğimiz çok şey oldu. Değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceğini bildiklerimiz. Haksızlığa uğradık, haksızlık da ettik. Yüzünü bir daha görmek istemediklerimizle kesişti yolumuz, sarıp sarmalayıp yamacımıza kattıklarımıza değdi hayatımız. Bildik, gördük, donandık. Değişen takvim yapraklarına bunca değer verişimiz belki de bundandır; yaşadıklarımıza iki adım uzaklaşıp bakabilme molası tanıdığından bizlere. Bir yılı daha uğurluyoruz, bambaşka şeyler bekleyeceğiz yenisinden. Ama en çok umut… Okumaya devam et

Reklamlar

Aynadan Yansıyan Sanat: Tablodaki Prenses

Bu gizem dolu yolculuk postacının kapıyı çaldığı anda başladı. Zarf Özgür’e gelmişti; gittiği her ülkeden kızına mektuplar göndererek ona dünyayı gezdiren babasından. Üstelik  zarftan çıkan kartpostalda yer alan resmin hikayesinden söz etmeyi de ihmal etmemişti babası: Ressamı Velasquez’di, resmin ortasındaki küçük kız ise İspanya prensesi Margarita- Teresa. Özgür resme baktıkça yeni bir detayı keşfetti, keşfettikçe soruları arttı durdu. Okumaya devam et

Bir Bilene Danışmak : Öpücük Ne Renktir?

Günlerden çarşambayı, renklerden moru severim. Siyahı bir de bordoyu. Girdiğim her mekanda, amacından bağımsız olarak, önce moruna tav olurum nesnelerin. Siyah ve bordo ile bağım ergenliğin çalkantılarında başlasa da, mora tutkum ezeldendir; resim defterlerimde hala izini sürerim. Her neyse, son günlerde en sevdiğim renklerden emin olup olmadığımı düşünüyorum; değiştirilemez kararlarmış gibi. Denize ve göğe baktığımda en mutlu anlarımı yaşıyorum; bulutlara, dalgalara aşığım. Okumaya devam et

Şimdi Kimin Zamanı? : Mevsimler

Yakın zamanda zor günler geçirdik. Daha zorlarının yine yakın zamanlarda kapımızı çalacağını biliyoruz. Ağaçlara dev saksılara ekilen peyzaj ürünleri muamelesi yapıp, dere yataklarına siteler kurunca; sefil durumdaki altyapıyı zerrece umursamayıp, gökdelen temellerini alkışlarla attıkça, insanlar dolmuş tepelerine tırmanıp boğulmamaya çalışıyorlar elbette. Şehrin içinde yaşam alanı bırakılmayan yüzlerce hayvan yine insanların bencilliğinin bedelini ödeyerek, yaşamlarını yitiriyor.  Dünyanın en güzel şehirlerinden biri beton bir labirent haline geliyor ve en sıradan doğa olayı bile hayatta kalma provasına dönüşüyor. Okumaya devam et

Mor Kelebeklerin Diyarında: Virginia Wolf

Vanessa’nın bir sorunu varmış ve çözmek için de zorlu bir yolu. Kardeşi Virginia bir sabah bir kurt gibi uyanmış. Kurt gibi sesler çıkarıp, hırçınca davranıyormuş çünkü kendisini bir kurt gibi hissediyormuş. Etrafındakilerin yapıp ettiklerinden, giyim kuşamlarına; civarındaki seslere ve renklere değin her şeye öfkeli ve uzakmış artık Virginia. Onun içine düştüğü keyifsizlik zamanla her yanı sarıp sarmalamış elbet. Zaman ve mekan alt üst olmuş. Siyah hızla galip gelmiş diğer tüm renklere. Okumaya devam et