Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+, Okul Dönemi - 9+

“Tek Yapman Gereken Onu Kulağına Dayamak Evlat”: Jakob’un Deniz Kabuğu

Jakob gözlüklü, çilli, biraz da sıska bir oğlan. Ve onu ilk kez, kulağına dayadığı deniz kabuğundan ses gelmeyişine söylenip dururken görüyoruz. Azıcık bilge duruşlu, azıcık da şaşkın bakışlı. Görseniz siz de anlarsınız, Jakob’un başına gelmesi çok muhtelemen bir derdi aynadaki aksinde taşıdığını. Doğru, onu görmeden söylediklerim anlam kazanmadı zihninizde. Biraz daha anlatayım öyleyse onu size…

Okumaya devam et ““Tek Yapman Gereken Onu Kulağına Dayamak Evlat”: Jakob’un Deniz Kabuğu”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+, Okul Dönemi - 9+

Çocuklarını Bulacak Bulutlar Ülkesi: Yeryüzü Güvercinleri

“O sabah Feramuş Dede’nin sesi gelmedi yan bahçeden. ‘Şekerlerimi almak isteyen yok mu?’ sorusunu sormadı kimse.” Bu cümleyle başlıyor Yeryüzü Güvercinleri, her sabah günlerinin “şeker gibi parlak” geçmesini dileyen neşe yoldaşı bir yaşlı komşuyu -nicesiyle birlikte- yitirdiğini bilen Leyla’nın yasıyla. Ve Leyla biliyor ki, Feramuş Dede ne ilk ne de son. Ölümün hanelere takvimle gelmediği, kapıyı usulca çalmadığı bir ülkede doğduğunun bilincinde.

Okumaya devam et “Çocuklarını Bulacak Bulutlar Ülkesi: Yeryüzü Güvercinleri”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Yolumuz Uzun, Tarihimiz Eşitsiz, İnadımız Pek: Atta Taş Devri’nin Asi Kızı

Okurun hafızasına yolculuğun önemli duraklarından bir cümle, bir nesne, bir sahne bırakan kitaplarla bağım daha güçlü. Kahramanın yolculuğunu eksiksiz ve birlikte -bazen o olarak- tamamlamış olmanın mükâfatlarını taşımaktan fazlası söylemek istediğim. Okurun yolunu birikimle değil, anda dönüştürmek belki… Atta’nın yolculuğundan çok söz kaldı bana ama en önemlisi bir soru: neden? 

Okumaya devam et “Yolumuz Uzun, Tarihimiz Eşitsiz, İnadımız Pek: Atta Taş Devri’nin Asi Kızı”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Uzay Çayları, Kanguru Keseleri ve Düşlerimizin Tamiri: Bozulan Fenerin Biraz Hüzünlü Hikâyesi ya da Aşk Tutması

Aşk, doğum, ölüm. Çocukluk, kardeşlik, dostluk. İnsana içkinliklerine değinmeye gerek dahi yok, hayatımızın orta yerindeler, üzerlerine söyleyecek sözümüz de bol elbet -sorularımızın aksine. Her birini bize öğretildiği gibi düşünüp, yaşamak mümkün -asırlardır öyle yaptı hatta çoğumuz- ama bir başka türlüsü? Neşeden, düşten, bıyık altı gülümsemeli sorulardan yana olanı? Öylesi işte, fena olmaz mıydı?

Okumaya devam et “Uzay Çayları, Kanguru Keseleri ve Düşlerimizin Tamiri: Bozulan Fenerin Biraz Hüzünlü Hikâyesi ya da Aşk Tutması”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Gri Göğün Altında Bir Ormandır Dehlizim: Esrarengiz Şehir Asansörleri

Göğü delen apartmanlardan çıkan çocukların uzaklardaki gri duvarlı okullarına giderken servis camından gördükleri şeyleri şehir sandığı öykülere ilk anda kapılıyorum. O şeyler kentleşme politikalarından eğitimin dönüşümüne, çocukluğun hapsedildiği fanuslardan çevre kirliliğine dek birer tartışma konusu aslında ve bu tartışmalar gün ışığında sürer gibi geliyor bana, eleştirinin tonu da yüksek perdeli…

Okumaya devam et “Gri Göğün Altında Bir Ormandır Dehlizim: Esrarengiz Şehir Asansörleri”