Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Uzay Çayları, Kanguru Keseleri ve Düşlerimizin Tamiri: Bozulan Fenerin Biraz Hüzünlü Hikâyesi ya da Aşk Tutması

Aşk, doğum, ölüm. Çocukluk, kardeşlik, dostluk. İnsana içkinliklerine değinmeye gerek dahi yok, hayatımızın orta yerindeler, üzerlerine söyleyecek sözümüz de bol elbet -sorularımızın aksine. Her birini bize öğretildiği gibi düşünüp, yaşamak mümkün -asırlardır öyle yaptı hatta çoğumuz- ama bir başka türlüsü? Neşeden, düşten, bıyık altı gülümsemeli sorulardan yana olanı? Öylesi işte, fena olmaz mıydı?

Okumaya devam et “Uzay Çayları, Kanguru Keseleri ve Düşlerimizin Tamiri: Bozulan Fenerin Biraz Hüzünlü Hikâyesi ya da Aşk Tutması”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Gri Göğün Altında Bir Ormandır Dehlizim: Esrarengiz Şehir Asansörleri

Göğü delen apartmanlardan çıkan çocukların uzaklardaki gri duvarlı okullarına giderken servis camından gördükleri şeyleri şehir sandığı öykülere ilk anda kapılıyorum. O şeyler kentleşme politikalarından eğitimin dönüşümüne, çocukluğun hapsedildiği fanuslardan çevre kirliliğine dek birer tartışma konusu aslında ve bu tartışmalar gün ışığında sürer gibi geliyor bana, eleştirinin tonu da yüksek perdeli…

Okumaya devam et “Gri Göğün Altında Bir Ormandır Dehlizim: Esrarengiz Şehir Asansörleri”
Yazı kategorisi: Genel, Okul Dönemi - 7+, Okul Dönemi - 9+, Okul Dönemi 13+

Kehanete Göre Bir Gün Yine Sana Döneceğim: Efsaneler Kenti İstanbul

Benim İstanbul’umdan söz etmek için fırsat kolluyor gibi hissediyorum bazen. Kente köşesinden bucağından değen bir kitap dahi olsa elimdeki, bazen ne kadar özlediğimi hatta -aynı ülkede değilmişim gibi- özlemden burnumun direğinin sızladığını bazen ayrıldığım için çok mutlu olduğumu ve asla dönmeyi düşünmediğimi; İstanbul’a duyduğum gelgitli tutkuyu anlatıyorum kitabın sözüne başlamadan önce. 

Okumaya devam et “Kehanete Göre Bir Gün Yine Sana Döneceğim: Efsaneler Kenti İstanbul”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+, Okul Dönemi - 9+

Dev Fanuslardan Gizemli Bahçelere Açılan Kapı: Çarpık Ev

Okurun kitapla kurduğu bağın zamana yayılışı, yıllar içinde dönüşmesi hakkında çok fazla söz söylenmiştir muhakkak. Kıymetli olanın hayatın farklı devirlerinde okunsa da hep aynı tadı veren kitaplar olduğunu söyleyenler olmuştur. Asıl güzelliğin, kitabın anlamlarının okurla birlikte büyüdüğünü görmek, her okumada farklı şeyler düşünmeye kapı aralamak olduğunu savunanlar da az değildir muhakkak. Kitapla okurun devirleri arasındaki ilişki, yeni okuma hâlleri üzerine çok söz vardır hasılıkelam fakat ben bu yazıda onlardan birine atıfta bulunmak yerine, Çarpık Ev ile bağımı anlatacağım. İnsan değişir, kent değişir, dönem değişir. Peki ya çocukluk?

Okumaya devam et “Dev Fanuslardan Gizemli Bahçelere Açılan Kapı: Çarpık Ev”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+

Yaşasın İsyan Eden Ayılar : Dikkat İnsan Çıkabilir!

Uyuyordu mağarasında Bozayı, henüz kış uykusunda olma vaktiydi ne de olsa. Sonra sesler çalındı kulağına, sonra yenileri, gövdesi uyumaya meyletse de kulaklarında çınlayan “Daangg!”lar, “Klankkk!”lar, ”Çotannnk!”lar ve nicesi izin vermedi yatağına dönmesine. Eşi Kestane ve yavruları Kocaoğlan ile Ballıböcüş de uyandı uykularından. İşte bu kötü haberdi çünkü bilirsiniz ki, türünden bağımsız olarak zamansız uyanan her yavru huysuz olur.

Okumaya devam et “Yaşasın İsyan Eden Ayılar : Dikkat İnsan Çıkabilir!”