Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+, Okul Dönemi - 9+

Çocuklarını Bulacak Bulutlar Ülkesi: Yeryüzü Güvercinleri

“O sabah Feramuş Dede’nin sesi gelmedi yan bahçeden. ‘Şekerlerimi almak isteyen yok mu?’ sorusunu sormadı kimse.” Bu cümleyle başlıyor Yeryüzü Güvercinleri, her sabah günlerinin “şeker gibi parlak” geçmesini dileyen neşe yoldaşı bir yaşlı komşuyu -nicesiyle birlikte- yitirdiğini bilen Leyla’nın yasıyla. Ve Leyla biliyor ki, Feramuş Dede ne ilk ne de son. Ölümün hanelere takvimle gelmediği, kapıyı usulca çalmadığı bir ülkede doğduğunun bilincinde.

Okumaya devam et “Çocuklarını Bulacak Bulutlar Ülkesi: Yeryüzü Güvercinleri”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Yolumuz Uzun, Tarihimiz Eşitsiz, İnadımız Pek: Atta Taş Devri’nin Asi Kızı

Okurun hafızasına yolculuğun önemli duraklarından bir cümle, bir nesne, bir sahne bırakan kitaplarla bağım daha güçlü. Kahramanın yolculuğunu eksiksiz ve birlikte -bazen o olarak- tamamlamış olmanın mükâfatlarını taşımaktan fazlası söylemek istediğim. Okurun yolunu birikimle değil, anda dönüştürmek belki… Atta’nın yolculuğundan çok söz kaldı bana ama en önemlisi bir soru: neden? 

Okumaya devam et “Yolumuz Uzun, Tarihimiz Eşitsiz, İnadımız Pek: Atta Taş Devri’nin Asi Kızı”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Gri Göğün Altında Bir Ormandır Dehlizim: Esrarengiz Şehir Asansörleri

Göğü delen apartmanlardan çıkan çocukların uzaklardaki gri duvarlı okullarına giderken servis camından gördükleri şeyleri şehir sandığı öykülere ilk anda kapılıyorum. O şeyler kentleşme politikalarından eğitimin dönüşümüne, çocukluğun hapsedildiği fanuslardan çevre kirliliğine dek birer tartışma konusu aslında ve bu tartışmalar gün ışığında sürer gibi geliyor bana, eleştirinin tonu da yüksek perdeli…

Okumaya devam et “Gri Göğün Altında Bir Ormandır Dehlizim: Esrarengiz Şehir Asansörleri”
Yazı kategorisi: Genel, Okul Dönemi - 7+, Okul Dönemi - 9+, Okul Dönemi 13+

Kehanete Göre Bir Gün Yine Sana Döneceğim: Efsaneler Kenti İstanbul

Benim İstanbul’umdan söz etmek için fırsat kolluyor gibi hissediyorum bazen. Kente köşesinden bucağından değen bir kitap dahi olsa elimdeki, bazen ne kadar özlediğimi hatta -aynı ülkede değilmişim gibi- özlemden burnumun direğinin sızladığını bazen ayrıldığım için çok mutlu olduğumu ve asla dönmeyi düşünmediğimi; İstanbul’a duyduğum gelgitli tutkuyu anlatıyorum kitabın sözüne başlamadan önce. 

Okumaya devam et “Kehanete Göre Bir Gün Yine Sana Döneceğim: Efsaneler Kenti İstanbul”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+, Okul Dönemi - 9+

Dev Fanuslardan Gizemli Bahçelere Açılan Kapı: Çarpık Ev

Okurun kitapla kurduğu bağın zamana yayılışı, yıllar içinde dönüşmesi hakkında çok fazla söz söylenmiştir muhakkak. Kıymetli olanın hayatın farklı devirlerinde okunsa da hep aynı tadı veren kitaplar olduğunu söyleyenler olmuştur. Asıl güzelliğin, kitabın anlamlarının okurla birlikte büyüdüğünü görmek, her okumada farklı şeyler düşünmeye kapı aralamak olduğunu savunanlar da az değildir muhakkak. Kitapla okurun devirleri arasındaki ilişki, yeni okuma hâlleri üzerine çok söz vardır hasılıkelam fakat ben bu yazıda onlardan birine atıfta bulunmak yerine, Çarpık Ev ile bağımı anlatacağım. İnsan değişir, kent değişir, dönem değişir. Peki ya çocukluk?

Okumaya devam et “Dev Fanuslardan Gizemli Bahçelere Açılan Kapı: Çarpık Ev”