Koca Dağlardan Bihaber Zorba:En Güçlü Benim!

Kendini ‘alemlerin kralı’ sananlarla karşılaşmanın yaşı yok, maalesef. Onlar her köşe başından fırlayabilirler, her an. Yüreklere saldıkları korkunun kokusundan bulurlar kendilerini bile. Böbürlenmektir işleri. Karınlarını itaat ve koşulsuz övgü doyurur. Gerçi doymak da bilmezler ya, neyse. Bu gölgesi kendinden büyüklerin bazı ortak özellikleri vardır ama, kendilerinin bile unuttuğu. Kendinden büyük olanı gördüğünde çöküveren omuzları, balon misali sönüveren cesaretleri, titrekleşen sesleri… Küçük sanılanlardan çıkan yüksek seslerdir korkuları. Okumaya devam et

Reklamlar

Mini Mini Bir Orman Hikayesi: Rikimini

Rikimini minik bir oğlan.  Küçüklüğünü anlatmak için  pekiştirme sıfatlarını art arda  dizmeli. Ayaklarının yere değmediği sırasının yanı başında kendisi gibi minik  bir ağaç  testeresi var. Uçsuz  bucaksız, karlarla kaplı  bir ormanı  arşınlıyor gün  boyu; kendisi gibi ufacık bir arkadaş  bulmak umuduyla. Okumaya devam et

Çünkü Bu Bir Masal: Dere Tepe Ters

Savaştan dönen bir kral, entrikacı bir kraliçe, babasını çok seven bir prenses, ihanetçi bir başvekil, prensese aşık fakir bir genç, sesine kulak kabartılan bir kuş… Sayfaları çevirdikçe karşılaşacaklarımız bunlar. Öyleyse, Dere Tepe Ters aşina olduğumuz bir masal mıdır? Elbette, evet. Saraya küsmüş bir orman, dalları köklerine kökleri dallarına karışmış ağaçlar, yukarı tırmandıkça dibe ilerlenen bir yolculuk… Dere Tepe Ters aşina olduğumuz bir masal mıdır? Sanırım, hayır. Okumaya devam et