Bir Bilene Danışmak : Öpücük Ne Renktir?

Günlerden çarşambayı, renklerden moru severim. Siyahı bir de bordoyu. Girdiğim her mekanda, amacından bağımsız olarak, önce moruna tav olurum nesnelerin. Siyah ve bordo ile bağım ergenliğin çalkantılarında başlasa da, mora tutkum ezeldendir; resim defterlerimde hala izini sürerim. Her neyse, son günlerde en sevdiğim renklerden emin olup olmadığımı düşünüyorum; değiştirilemez kararlarmış gibi. Denize ve göğe baktığımda en mutlu anlarımı yaşıyorum; bulutlara, dalgalara aşığım. Okumaya devam et

Reklamlar

“Kim Var İmiş, Biz Burada Yoğ İken”: 5 Çocuk 5 İstanbul

Kiminin kalabalığından koşturmasından şikayet ettiği, kiminin rüyalarının kahramanı… Görenin bir daha görmek için yanıp tutuştuğu; tüm hoyrat betonlaşma hamlelerine rağmen görkemiyle ayakta kalan bir kent İstanbul. Tarihin kalbi. Kültürler, imparatorluklar, hikayeler, insanlar biriktirmiş yüzyıllar boyunca. Tarihin içinden beş çocukla tanışacağız bugün: Turuncu Saçlı Mert, Kırmızı Fesli Hamdi, Mor Aynalı Helen, Mavi Para Keseli Milya ve Kemik Tokalı Kız. Okumaya devam et

Surların Ardı Bulut : LataŞiba

İnsan, dilediği herşeye sahip olabillir. Derde tasaya yabancı olarak sonsuz bir keyif diyarında yaşayabilir. Geniş soluklar alabilir, ağız dolusu gülebilir. İnsan, istediklerini bulamayabilir yamacında. Tükenmez kurallar arasında sıkışıp soluksuz kalabilir. Yüksek gölgeler altında bunalıp gülümsemeyi unutabilir. İnsan hep aynı kalabilir, her an değişebilir. Bambaşka insanları bulutların üzerine çıkarabilense tek şeydir: Hayallerinin peşinden gidip, maceraya atılmaktan çekinmemek. Okumaya devam et

Kanadı Küçük, Özlemi Büyük Kukuletalı:Rengini Arayan Pudra

Portakallar turuncudur. Çilekler kırmızı. Gökyüzü mavidir. Çimenlerse yeşil. Güneş sarıdır. Topraksa kahverengi. Yarasalar siyahtır… Öyle mi diyorsunuz? Henüz kahramanımızla tanışmadınız öyleyse. Karşınızda başında kukuletası, yüreğinde siyah olma özlemiyle, beyaz yarasa: Pudra. Okumaya devam et

Ancak Rüyalar Bu Kadar Sınırsız Olur: Kanatlı Kediler Masalı

Kedilere bayılıyorum, Ursula K. Le Guin’e de öyle.  Kanatlı Kediler Masalı’nı dinlemem kaçınılmazdı yani.  Mülksüzler’le Yerdeniz’le aklımızı bir göklere bir yerlere çalan Le Guin enfes bir masal yazmış. Muazzam yaratıklar olan kedilere bir de kanat eklemiş ki,  yamaçlarında yaşamak için yanıp tutuşalım. Okumaya devam et