Önce O Alevini Bir Söndür: Yaramaz Ejderhalar

Kahramanlarımız siz deyin, çok uzak bir gezegenden; ben diyeyim tam burnumuzun dibinden. Bir sürü ejderha düşünün, çoğaldıkça çoğalan. Çoğaldıkça yeri daralan, yeri daraldıkça başka yerlere yayılan, yayılacak alan buldukça daha bir hevesle çoğalan. Ortalık ejderha yumurtasından geçilmez; ormanlar dağlar artık onlara yetmez olunca el mahkum şehirlere düşmüş yolları. Ben diyeyim fabrikalar, siz deyin yollar; dört bir yan olmuş ejderha, e haliyle ortalık bol alevli bir salata. Okumaya devam et

Reklamlar

Yo! Yo! Yo! Diye Diye Biten Yolculuk : Mutlu Suaygırı

Hikayemizin kahramanı biraz mutsuz, biraz meraklı, bir hayli şaşkın. Etrafındaki herkesi bezeyen harika yetenekler bir tek onun suya tapan, debelenmekten haz duyan, tembelliğin şiirini yazan iri türünden esirgenmiş sanki. Şunlar harika koşar, bunlar daldan dala atlar, beriki havalara sıçrar; suaygırları ise sadece keyif çatar ona göre. Bu dinginlik ona göre değildir, ne yapıp etmeli bu türe ait olmadığını cümle aleme göstermelidir. Öyle ki, onları ardında bırakıp yolculuğa çıkarken arkadaşlarına kendisine türünün adıyla hitap etmemelerini, bir suaygırı olmadığını söyler öfkeyle. Okumaya devam et

Neşesini Aramaktan Vazgeçmeyenlere: Zeynep’in Oyuncakları

 

Neşe nerede, Zeynep orada

Neşe nerede, Zeynep orada

Bir süredir dert yumağı gibi yaşıyordum. Çok da dert edilmeyecek onlarca şeyi büyüttükçe büyütüyor, birazına de bizzat ellerimle çizdiğim kocaman bir çemberin içinde biteviye koşuyordum. Ne kitaplarım, ne mis gibi bahar kokusu, ne de kalk borusu öttüren güney güneşi; kocaman bir kahkaha atıp o çemberi kırmama yardım etmiyordu. Bahar beni uzun bisiklet turlarına, göl kenarı yürüyüşlerine, uçurtma şenliğine davet ediyor ama bu davetler beni hiç de heyecanlandırmıyordu. Neyi kaybettiğimi gayet iyi biliyordum ve nasıl bulacağımı da tahmin ediyordum. Tahminimde yanılmadığımda böylesi mutlu olduğum azdır. Haftabaşında minik patileriyle girdi hayatıma sevdiceğim. Kayıp neşemi de yanına katıp geldiğinden ismini tartışmaya çok gerek kalmadı. Bu haftaki kitabımızı onunla birlikte seçtik, ama o yazıyı bekleyemeden uyuyakaldı. Okumaya devam et

Pangolinler Var Ya: Keşfedin Hayvanlar

Keşfedin Hayvanlar

Keşfedin Hayvanlar

Kütüphanede masal dinleyen bir aslanı, kayıp uykusunun peşinde dağ bayır gezinen bir koyunu, minik bir oyuncağa yoldaşlık ayıyı, kardanadamla dost olan bir tavşanı,  şifrelerin peşinde koşan maceraperest bir köpeği,  kendini ormanın hakimi sanan zorba bir fareyi, hayalgücü sınır tanımaz diyen bir balığı, arkadaşlarının lunaparkı olan bir kurtçuğu; sokak şarkıcısı, martı yavrusunun uçuş öğretmeni ya da dur durak bilmeden bir geveze olarak kedileri konuk etti Bu Kitabı Çok Sevdim. Şimdi iade-i ziyaret zamanı. Kahramanlarımızı evlerinde tanıyacağız Keşfedin Hayvanlar’la. Okumaya devam et

Yıllar Geçse De Üstünden: Cesur Fırfır

Cesur Fırfır

Cesur Fırfır

Herkes için böyle mi bilmem ama ben hayatımda karşılık bulan; bir anıma ya da hayalime değen “şey”leri daha çok seviyorum. Onların yeri ayrı oluyor. Cesur Fırfır da böyle bir kitap benim için. Ki her okuyan için de öyle olsun isterim. Sonuçta bu koca ormanda hepimiz bir şekilde kayboluyoruz. Ve eve dönmek için boyumuzdan büyük maceralara atılmamız gerekebiliyor. O maceralardan biri bu kitapta işte. Yıllar geçse de aklınızın bir köşesinde kalmaya devam edecek bir öykü: Cesur Fırfır. Okumaya devam et