Jakob gözlüklü, çilli, biraz da sıska bir oğlan. Ve onu ilk kez, kulağına dayadığı deniz kabuğundan ses gelmeyişine söylenip dururken görüyoruz. Azıcık bilge duruşlu, azıcık da şaşkın bakışlı. Görseniz siz de anlarsınız, Jakob’un başına gelmesi çok muhtelemen bir derdi aynadaki aksinde taşıdığını. Doğru, onu görmeden söylediklerim anlam kazanmadı zihninizde. Biraz daha anlatayım öyleyse onu size…
Okumaya devam et ““Tek Yapman Gereken Onu Kulağına Dayamak Evlat”: Jakob’un Deniz Kabuğu”Etiket: cesaret
Bilinmeyen Sularda Fantastik Maceralar: Isabella ile Çetesi
Isabella yaz tatilini şehirden uzakta, annesinin eski evinde geçirecekti. Canının bolca sıkıldığı bir köyde, yeni kitabına odaklamaya çalışan babası ve tüm evi elden geçirmeye kararlı görünen annesi ile. Ama Isabella bu durumdan hoşnut değildi ve köpeği Sprey gibi sürekli uyuklamaktan başka şeyler yapmalıydı.
Okumaya devam et “Bilinmeyen Sularda Fantastik Maceralar: Isabella ile Çetesi”
Surete İlişen Kelebekler: Malena’nın Aynası
Bazı meseleler vardır, fazlasıyla sarih görünür başta, kısacık bir değini yeterlidir onlar hakkındaki konuşmayı tamamlamaya. Herkes karşısındakinin de benzer şeyler düşündüğünü bilir sanki, bu yüzden uzatmaz sözü. Diğer yandan sanki birer dipsiz kuyudur bu meseleler, sözler, saatler tükenmez onlardan bahsederken. Ortaklaşılır ortaklaşmasına ya, ortaklaşılan her ne ise yaşayışı başka başkadır. Okumaya devam et “Surete İlişen Kelebekler: Malena’nın Aynası”
“Açgözlü Olmayan Yürek Bulur Hazineyi” : Korkusuz Isabelita
Bu yazı, sınırların belli, özlemlerin sonsuz olduğu, kızlara yaraşır kabul edilen bir hayattan ayak basılmamış bir adayı keşfe uzanan yolculuğun sonunda kendini, cesaretini, gücünü, babasını, doğayı, hayvanları, insanların sahip olma hırsını ve gelecekteki mesleğini bilip öğrenen Korkusuz Isabelita hakkındadır. Okumaya devam et ““Açgözlü Olmayan Yürek Bulur Hazineyi” : Korkusuz Isabelita”
Yo! Yo! Yo! Diye Diye Biten Yolculuk : Mutlu Suaygırı
Hikâyemizin kahramanı biraz mutsuz, biraz meraklı, bir hayli şaşkın. Etrafındaki herkesi bezeyen şahane yetenekler, bir tek onun suya tapan, debelenmekten haz duyan, tembelliğin şiirini yazan iri türünden esirgenmiş sanki. Şunlar harika koşar, bunlar daldan dala atlar, beriki havalara sıçrar… Suaygırları… Suaygırları ise sadece keyif çatar ona göre. Ama bu dinginlik ona göre değildir, ne yapıp etmeli de bu türe ait olmadığını cümle âleme göstermelidir? Okumaya devam et “Yo! Yo! Yo! Diye Diye Biten Yolculuk : Mutlu Suaygırı”