Zorlu Görevlerin Aranan İsmi: Astronot

Anılar biriktirdik. İnsanlar biriktirdik. Kırıldık, güldük, koştuk, yorulduk. Değiştirmek istediğimiz çok şey oldu. Değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceğini bildiklerimiz. Haksızlığa uğradık, haksızlık da ettik. Yüzünü bir daha görmek istemediklerimizle kesişti yolumuz, sarıp sarmalayıp yamacımıza kattıklarımıza değdi hayatımız. Bildik, gördük, donandık. Değişen takvim yapraklarına bunca değer verişimiz belki de bundandır; yaşadıklarımıza iki adım uzaklaşıp bakabilme molası tanıdığından bizlere. Bir yılı daha uğurluyoruz, bambaşka şeyler bekleyeceğiz yenisinden. Ama en çok umut… Okumaya devam et

Reklamlar

Aynadan Yansıyan Sanat: Tablodaki Prenses

Bu gizem dolu yolculuk postacının kapıyı çaldığı anda başladı. Zarf Özgür’e gelmişti; gittiği her ülkeden kızına mektuplar göndererek ona dünyayı gezdiren babasından. Üstelik  zarftan çıkan kartpostalda yer alan resmin hikayesinden söz etmeyi de ihmal etmemişti babası: Ressamı Velasquez’di, resmin ortasındaki küçük kız ise İspanya prensesi Margarita- Teresa. Özgür resme baktıkça yeni bir detayı keşfetti, keşfettikçe soruları arttı durdu. Okumaya devam et

Şimdi Kimin Zamanı? : Mevsimler

Yakın zamanda zor günler geçirdik. Daha zorlarının yine yakın zamanlarda kapımızı çalacağını biliyoruz. Ağaçlara dev saksılara ekilen peyzaj ürünleri muamelesi yapıp, dere yataklarına siteler kurunca; sefil durumdaki altyapıyı zerrece umursamayıp, gökdelen temellerini alkışlarla attıkça, insanlar dolmuş tepelerine tırmanıp boğulmamaya çalışıyorlar elbette. Şehrin içinde yaşam alanı bırakılmayan yüzlerce hayvan yine insanların bencilliğinin bedelini ödeyerek, yaşamlarını yitiriyor.  Dünyanın en güzel şehirlerinden biri beton bir labirent haline geliyor ve en sıradan doğa olayı bile hayatta kalma provasına dönüşüyor. Okumaya devam et

Yaşasın İnadına Cesur Kızlar : Ina Mağarada

Hemen her masalda yer alır küçük bir oğlan olarak çıktığı yolculuktan cesur ve gerçek bir erkek olarak dönen kahraman. Masallar toplumsal cinsiyet yargılarını en net görebileceğimiz metinlerdendir. Yüzyıllardır kulaktan kulağa, dilden dile ‘normal olan’ı aktarırlar; kurtarılmayı bekleyen çaresiz, kandırılmaya hazır kadınlar, dağlar bayırlar aşan güçlü, cesur, hakim erkekler. Peki ya kendi alanını kuran, varlığına sahip çıkan, erkeklere boyun eğmeyen, çıktığı yolculuktan daha da cesur, başı daha dik dönen kız çocukları yok mu? Olmaz olur mu! Okumaya devam et

İnsanları Evlat Edinen Tüylü Dedektif: Kayıp Çocuk Vakası

Ben kitabı, dizisi, filmiyle bir polisiye tutkunuyum. Gözlem yapmayı hep sevdim ama son birkaç yıldır, polisiye edebiyatta derinleşmeye başladıkça yani, gözlemlerimin okuduklarımla harmanlanmaya başladığını fark ettim. Zevkimin hayatıma sirayet etmesinden hiç şikayetçi değilim açıkçası. Polisiyeyi sevin; kalbiniz daha hızlı atar, detaylara önem verir adım adım ilerlemeyi alışkanlık haline getirmeye başlarsınız. Her şeyin fazla gerçek, gerçeklerin fazla acı olduğu zamanlarda kendinize macera ve zihin koşuşturmaları armağan edin. Bu Kitabı Çok Sevdim’de daha fazla polisiye, macera kitabı olacak bundan böyle, elden geldiğince.

Okumaya devam et