Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 9+

Ayağına Apartman Düşenler, Kendini Kırmızı Balık Sananlar ve Momolar: Süper Kahramanlar Yüksekten Korkmaz

Her şey yedi yıl evvel başladı. Yedi yıl evvel “kucak, yoksa ciyak” günlerinde. Üç basamak ve çekim gücü yüksek o kırmızı düğme sahnedeydi.  Annesinin “bu bir mucize” diyen sesini duyduğunda fark etti olağanüstü güçlerini Maurice Ackerman. Pardon, Süperackerman!

Okumaya devam et “Ayağına Apartman Düşenler, Kendini Kırmızı Balık Sananlar ve Momolar: Süper Kahramanlar Yüksekten Korkmaz”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+

Gökkuşağının Altında, Dudağının Kıyısında: İyilik

Zor zamanlardan geçiyoruz. Bu üç kelimeyi hayli sık bir araya getiriyoruz hem de. Zor zamanlar bir köşede öylece duruyor da gündemler ona yeni sıfatlar kazandırıyor gibi. Son bir yılda yaşananlarla işler büsbütün zorlaştı, biliyorum. Bir de paylaştığımız zorluğun dışında kalanlar var, evimizin içinde, aklımızın köşesinde, kalbimizin derininde; bize ait.

Okumaya devam et “Gökkuşağının Altında, Dudağının Kıyısında: İyilik”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Hüzünlü Anıların Fantastik Koleksiyoncusu: Fikri Rüyakaçıran

Çocuk kitaplarını neden seviyoruz? Pek çok farklı yanıt vardır elbet. Ama ‘griye karşı renk’ güçlü bir ortak payda olabilir. Kentlerin gri binaları, gri dumanı fabrikaların, yaş aldıkça yüreğe çökmeye başlayan o gri tortu. İşler güçler, ödevler, hep bir yere yetişmeler ve her daim yetememeler. 

Okumaya devam et “Hüzünlü Anıların Fantastik Koleksiyoncusu: Fikri Rüyakaçıran”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Alev Alev Bir Özgürlük İlhamı: Pippi Uzunçorap

Yitirilmiş ebeveynler, farklı çoraplar, garip bir villa, bolca düş gücü, yoldaş bir maymun – Bay Nilsson-, kocaman ayakkabılar, verandada bir at, pek çok maharet, yerçekimine meydan okuyan turuncu iki örgü. Sıradışı bir kızdı Pippi Uzunçorap, gerçekle bağı biraz zayıftı ve “dünyanın hiçbir polisi onun kadar güçlü olamazdı”.

Okumaya devam et “Alev Alev Bir Özgürlük İlhamı: Pippi Uzunçorap”

Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 9+

Bir Dayanışma Sirki: Ö.T.E.K.İ. (Gizli Topluluk)

 

Franz Kopf, on yaşında, okulun popüler çocuğu ya da öğretmenlerinin gözdesi değil, herhangi bir şeyde ‘en iyi’ olmakla alakası yok; adlı adınca ‘normal’ bir çocuk işte. Yani onlardan biri değil; köşelerde tek başına oynamaz, boyu çok uzun değildir, kendine has bir giyim tarzı yoktur, yürüyüşü herkesinki gibidir. Franz Kopf, on yaşında, bir öteki değil. Ambliyopi diye bir terimle tanışmadan önce değildi en azından. Okumaya devam et “Bir Dayanışma Sirki: Ö.T.E.K.İ. (Gizli Topluluk)”