Peki, Ya Şimdi Nereye? : Çocuklar İçin Dünya Tarihi

İlginç zamanlardan geçiyoruz malum; bir yanıyla tarih tekerrürden ibaret deyip yürümeye devam ediyoruz diğer yanıyla ise, bir daha kolayca görülemeyecek olaylara şahitlik edip kalakalıyoruz sanki.  “Tarihin bu döneminde yaşamak”, “demek bunları da görmek”, “şöyle sonlara alıştırmak kendini”… Durup anlamaya, sarsıntıyı atlatmaya hiç imkanımız olmadığından sistemli düşünmekle de bağımız zayıflıyor her gün. Bugün burada, tam bu anda yaşıyor olmak kader haline geliyor. “Coğrafya kaderdir” sözünü pek sık kullanıp anlamı üzerine pek az düşünüyoruz sanki.  Tarihi kimler yapar? Coğrafya ne işe yarar? Savaşlar, göçler, yıkılıp kurulmalar… Ve elbette sınıflar? Biz, büyük insanlığın parçaları nereden geldik, nereye ve nasıl gidiyoruz? Başka bir mümkünümüz yok mu? Sorulara cevap aramaya bir yerden başlamalı! Okumaya devam et

Reklamlar

Hayallerimdir Benim En İyi Arkadaşım: Aycı Çocuk

Çocukların sesini duyan var mı? Camdan göğe bakıp hasretle gülümsüyorlar, yanından geçerken denize bakıp dalıyorlar, boyaları ellerine alınca kendilerinden geçiyorlar… Belki sözcüklere döküyor belki sessizce bağırıyorlar. Onların sesini duyan var mı? Hayal kuruyorlar. Dur durak bilmeden… Bizim bilim-kurgu filmlerinde bile gerçeklik aradığımız dünyamıza doğru sesleniyorlar: Hayallerin sınırı olmaz ve çocukların hayalleri küçümsenemez. Okumaya devam et

Çok Uzun Yollardan Geldik Bu Yere: İnsanın Evrimi

Biraz başınız ağrıyor, hafif de ateş var. Doktora gittiniz, iyileşmenizi sağlayacak ilaçlar aldınız. Sizi tehlikelerden koruyacak bir eviniz var, orada dinlenebilirsiniz. Yatağınız eskisi kadar rahat değil, fırsat olduğunda değiştirmeyi düşünebilirsiniz. Belki size kendini sevdirmek için etrafınızda dönüp duran bir köpeğiniz var. Bir yakınınız size yiyecekler hazırlamış. Hastalığa rağmen gayet keyifili bir tablo gibi. Durun bakalım, bu kadar basit değil. O korunaklı evde barınmayı da, besinleri işlemeyi de, köpeği evcilleştirmeyi de birinin aklına borçlusunuz. Kim mi? Tanırsınız bence, biraz uzak bir akrabamız: İlk İnsan. Okumaya devam et

Hayat Bana Güzel Tamam Ama: Ben Nasıl Ben Oldum?

Çocuklar durmadan düşünüyor, merak ediyor, soruyor. Bu dur durak bilmeyen merak hali yetişkinlerin çok hoşuna gidiyor, ta ki sorular o malum meseleler etrafında dönmeye başlayana kadar: Ben nasıl oldum? Beni siz mi yaptınız? Çocuğun  tatmin edici yanıtlar almadan susmayacağını elbette iyi biliyorsunuz. Güzel, peki ne demeyi planlıyorsunuz?  Klişeler yaşlanmaz deyip leyleklere selam mı çakacaksınız yoksa bu beni aşar deyip çocuğu kışkışlayacak mısınız? Yok, ben bu sorulara aklı başında yanıtlar üretirim de onun anlayabileceği şekilde nasıl anlatsam diyorsanız, yardımcınız bu kitapta. Şirin mi şirin, çilli bir oğlan bildiklerini anlatmak için sabırsızlanıyor.
Okumaya devam et

Herkesle Dost, Hep Dost: Findus ve Pettson

Findus ve Pettson

Findus ve Pettson

Tavuklar yerlerinde durup insanların hikayelerini dinlemiyor maalesef. Birşeyleri gagalamak için oradan oraya koşturup duruyorlar. Yaşlı Pettson’ın da derdi bu işte. Tavukları anlattıklarını dinlemiyor ama onun anlatacak çok şeyi var. Pettson’ın yalnızlığına üzülen komşusu elinde karton bir kutuyla çıkageliyor günün birinde. Bu yalnız adamın derdine derman olacak kutunun üzerinde şunlar yazmakta: Findus Yeşil Bezelye.
Okumaya devam et