Hayallerimdir Benim En İyi Arkadaşım: Aycı Çocuk

Çocukların sesini duyan var mı? Camdan göğe bakıp hasretle gülümsüyorlar, yanından geçerken denize bakıp dalıyorlar, boyaları ellerine alınca kendilerinden geçiyorlar… Belki sözcüklere döküyor belki sessizce bağırıyorlar. Onların sesini duyan var mı? Hayal kuruyorlar. Dur durak bilmeden… Bizim bilim-kurgu filmlerinde bile gerçeklik aradığımız dünyamıza doğru sesleniyorlar: Hayallerin sınırı olmaz ve çocukların hayalleri küçümsenemez.

"Hiç arkadaşı olmayan bir çocuk vardı, adı da Aycı Çocuk'tu"
“Hiç arkadaşı olmayan bir çocuk vardı,  adı da Aycı Çocuk’tu”

Kahramanımız arkadaş edinmeden yana biraz şanssız, oyunlara oynayanları uzaktan izleyerek eşlik ediyor. En büyük hayalinden isim yapmış insanlar ona, öyle çağrılıyor : Aycı Çocuk. Ay’ı çok merak ediyor, en çok da onunla orada oynayacak birinin olması ihtimalini. Yalnızlığı onunla hayali arasındaki köprüyü iyice güçlendiriyor. Aycı Çocuk kararlı, upuzun bir merdiven derdine deva olacak… Ay’a kadar uzanabilecek en yüksek merdiveni mahallelerindeki Mimar Sinan’ın yapabileceğini düşünerek ona gidiyor. Ne de olsa mimar ,en yüksek binaları yapmakla övünmekte. Ama bu ziyaret Aycı Çocuk’un canını biraz daha sıkmaktan başka bir işe yaramaz. Mimar Sinan, merdiveni yapamayacağını söylemekle kalmayıp bir de bu hayalle dalga geçiyor. Çok öfkelenen Aycı Çocuk ,Astronot Şiir’e gidiyor ama bu ziyaret de hayalkırıklığıyla sonuçlanıyor. Şiir’e göre Ay o kadar da güzel değildir hem Aycı Çocuk bu hayal için çok küçüktür. Ne olursa olsun Ay’a çıkmaya kararlı olan kahraman, küçük dallarla kendi merdivenini yapıyorr ve Ay’a ulaşmayı başarıyor. Parmakları Ay’la buluştuğundaysa kocaman bir sürpriz karşılıyor onu ve ardından daha büyük hayallere yelken açacak gülümselemeler…

Aycı Çocuk, İstanbul Metin Atölyesi bünyesinde yazılmış bir kitap yani yazarları Aycı Çocuk’la aynı yaşlarda, aynı hayalleri kuran ve hayallerine saygı duyulmasını bekleyen çocuklar. Yetişkinlerin onları kimi zaman büyük kimi zaman küçük olarak nitelemesinden yorulmuşlar, uçsuz bucaksız hayallerinin küçümsenmesinden de… İstanbul Metin Atölyesi’nden Ahmet, Berkay, Buket, Cemre,Elanur, Eray, Gülşah, Haluk, İpek, Merve, Mustafa, Öykü, Selenay, Selin, Şimal ve Tuana diğer tüm çocuklar adına “hayalin sınırı olmaz, hele çocuk hayalinin asla” demişler. Bir çocuk Ay’a dokunmak istiyorsa dokunacaktır, bu onun hayalidir, biriciktir. İster göğe değecek kadar yüksek evler yapın, isterseniz Ay’ı avucunuzun içi kadar iyi tanıyın; yaptıklarınız o, hayaline doğru yürürken elini sırtına dayadığınızda anlam kazanıyor, engelleriniz ya da katı gerçekleriniz o dünyada yok hükmünde.

"Merdivenle çok uğraştım ama başarmam lazım. Ay'a dokunmak istiyorum"
“Merdivenle çok uğraştım ama başarmam lazım. Ay’a dokunmak istiyorum

Aycı Çocuk, çocuk haklarına dair sözleşme esas alınarak hazırlanmış olan “Çocukların Hakları, Çocukların Kitabı” adlı proje dizisinden. Proje, Anadolu Kültür ve İsveç Yazarlar Birliği öncülüğünde beş kentten 187 çocukla İsveç’li yazar ve çizerlerin hazırladığı ortak kitaplardan oluşuyor. Çocuklar hem yazıyla hem çiziyle dahil olmuşlar projeye. Ya hikayeleri çizerler tarafından resimlenmiş ya da onlar yazarların hikayelerine çizer olmuşlar. Çocukların çevrelerinden neler beklediği, dünyaya dair özlemleri, kavramları nasıl yorumladığı, hayalleri hakkında söylemek istediklerini okuyabileceğimiz daha yetkin bir kalem yok sanırım. Onlar kendilerini gayet güzel anlatmışlar zaten. O Büyük Ağaç, Defne ve Hayal Merdiveni, Billiam ve Ben Düşünürken, Yakup, Hayat Devam Ediyor, Yeşil Bulut Mavi Çimen, Nalle’nin Esrarengiz Kayboluşu, Hador ve Midor’un Küçük Hayalleri, Anton dizinin diğer kitaplar.

Kitap, İstanbul Metin Atölyesi bünyesindeki çocuklar tarafından yazılıp, Per Gustavsson tarafından resimlenmiş. Dizideki diğer kitaplar gibi Ayrıntı Yayınları- Dinozor Çocuk tarafından yayınlanıyor.

*Bu yazı yazılırken haberi almamıştım henüz, Soma’nın gülüşü yanağında donakalmış çocuklarının acısıyla boğuşurken,Uğur Kurt’un bebeği  de tuttu onların elini dün gece. Onun sesi de eklendi, o iç yakan ezgiye. Hiçbir şey acıları unutturmayacak elbette  ama özgür ve adil bir ülkede büyümelerini sağlamak yüreği olan her insanın borcudur onlara.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close