Yazı kategorisi: Genel, Okul Öncesi - 5+

Surete İlişen Kelebekler: Malena’nın Aynası

Bazı meseleler vardır fazlasıyla sarih görünür başta, kısacık bir değini yeterlidir onlar hakkındaki konuşmayı tamamlamaya. Diğer yandan da sanki birer dipsiz kuyudurlar; sözler, saatler tükenmez onlardan bahsederken. Herkes karşısındakinin de benzer şeyler düşündüğünü bilir sanki, bu yüzden uzatmaz sözü. Ama ortaklaşılan her ne ise yaşayışı başka başkadır.

Derin ya da sığ, aynı dilden konuşarak ya da ayak direterek kendi söylediğinde; hislerden, ta içerdekilerden konuşmak en ketumlar için bile daha kolaydır sanki. İnsanın kendi sesine, sözüne kulak kabartması, gözlerini varlığına çevirmesi, kendi ezberini bozması, kendi duvarına toslamasıdır asıl zor olan. Aynalar anlamdan anlama koşar, hem benliğe yönelen soruları taşır sırtında yüzleşmenin aracıdır hem ağzında onlarca yaftayla bir koca dünya; hem meçhullerden meçhullere akan bir nehirdir hem de o nehirde köprü.

Malena kendi seslerini dinlemekten yorulmuş bir kız “aynalardan dökülen gülüşleri saklar” sandığında. Aynalar konuşur; onlar konuştukça yansısı uzaklaşır sanki.  Aynalar onlarla barışık olanların sözcüsüdür çünkü, yüzyıllardır duyup biriktirdiklerini tekrar etmeyi sever. Büyük sorunları çözebilmek için en başa dönmek doğru bir tercihtir çoğu zaman, Malena büyük ihtimalle bundan habersizdir ama herşeyin başladığı yere, karnına doğru bir yolculuğa çıkar, o çok önemli iç güzelliğini bulmaya. Ömrünün en uzun yolculuğunda bilmediklerini görür, bildiğini sandıklarını ile sınanır, düşer kalkar ve nihayet öyle bir his çıkar ki karşısına, kelebeklere yoldaş olur.

Malena’nın Aynası’nı ilk gördüğümde okuyamadım. Defalarca resimlerine baktım, uzun uzun tekrar tekrar. Tıpkı Malena’nın yolculuğu gibi hem ilk andan çok şey söyleyen hem de her bakışta başka bir kapıyı aralayan çizgiler bunlar. Metin kelimesi yazıyla özdeşleştiğinden sanırım resimli kitaplarda çizginin işlevini metne katkısı üzerinden okuma eğilimi baskın. Ben de bu hataya sıkça düşüyorum, çizgilerin hakkını yeterince teslim edemiyorum. Ama dürüst olmak gerekirse, metni destekleyen/metinle bütünleşen değil tek başına birer metin olduğunu haykıran çizgilerle de çocuk kitaplarında nadiren karşılaşılıyor. Çizgilerine vurulduğum, öyküyü okumayı ertelediğim kitaplarla karşılaştım elbette ama Malena’nın Aynası gibi ilk andan konuşmaya başlayanıyla değil. Kesinlikle yaşı olmayan bir kitap bu. Kendi sesinden yorulan okura ‘sahi kendi sesini hiç duydun mu daha önce?’ diye soran bir metin. Dünyanın sözü, ezberi, yargıları; ezeli yüklerimizin açmazında sağa sola savrulan ve tanışmaya fırsat bulamadığımız suretimizi aynaya davet. Kuşkusuz zor, biraz acı verici hatta ama nasıl da özgürleştirici. Bazı kitaplar uzun yolculukların sözünü taşır, dilerseniz buna ‘çocuk kitabında felsefe’ dersiniz, dilerseniz ‘hayat dersi’ ya da ‘bir yüzleşme fırsatı’.  Malena’nın Aynası işte o kitaplardan biri. Kendi gibi; üzerine söylenecek öyle çok şey vardır ki… Ama gerek var mıdır ki böyle uzunca konuşmaya?

Malena’nın Aynası Elena Ferrandiz (artık bir kulağım ürettiklerinde olacak) tarafından yazılıp resimlenmiş ve çok sevmemde çevirilerinin etkisini büyük olan Miguel ve Ö.T.E.K.İ.’de de imzası olan Saliha Nilüfer tarafından çevrilmiş. Kitap Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanıyor.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s