“Açgözlü Olmayan Yürek Bulur Hazineyi” : Korkusuz Isabelita

Bu yazı, sınırların belli, özlemlerin sonsuz olduğu, kızlara yaraşır kabul edilen bir hayattan, ayak basılmamış bir adayı keşfe uzanan yolculuğun sonunda kendini, cesaretini, gücünü, babasını, doğayı, hayvanları, insanların sahip olma hırsını ve gelecekteki mesleğini bilip öğrenen Korkusuz Isabelita hakkındadır.

Isabelita güzel, cesur ve açıkgöz bir kız, tıpkı mağara duvarlarına hayallerini çizen Ina gibi. Macerayı, keşfetmeyi, zoru başarmayı çok seven kaşif bir babanın, onu hemen hemen hiç görmemiş olan kızı. Eşinin özlemiyle yorgun düşen annesini yitirdikten sonra bildiği hayatı terk edip babasının yanında dünyayı öğrenmeye, yeni insanlar tanımaya, yeni yerler görmeye, yeni bir yaşam biçimi deneyimlemeye başlıyor. Başka bir hayat görmemiş olsa da, kızlar için pek uygun bulunmayan doğayla bütünleşiyor, ona uyum sağlamaya ve keşfe gönül veriyor. Bu hızlı uyum süreci babası Pedro de Silva’yı hem şaşırtıp (öyle ya, aklı erkeğe doğayı kadına atfeden kabuller aynı zamanda doğayı kadın için aşırı tehlikeli buluyor) hem gururlandırıyor: Armut dibine düşmüş, büyük kaşifin kızı tıpkı ona çekmiş. Yolculuğa birlikte çıkmalarına rağmen Isabelita azla yetinmeyi, eski konforlu hayatına veda etmeyi, renklerin, seslerin büyüsüne kapılmayı, kendini korumayı tek başına öğrenmek durumunda kalıyor, çocukluğundan beri yanından ayırmadığı oyuncak maymunu Poli ve rehber Manos’un verdiği sıcaklıkla. Çünkü küçük kız yeni hayvanlar, yeni bitkiler tanımaktan, onları resmetmekten dolayı mutluyken; babası ilk gören olmanın, adını tarihe yazmanın, geçmişi keşfetmiş olmanın peşinde, kızı dahil amacı dışında kalan her şeye kapalı.

Pedro de Silva,  Testudo Adası’ndaki gizemli yapıyı ve hazineyi bulabilecek mi? Manos’un söz ettiği bazen iyi bazen kötü olan ada sakinleri kimler? Isabelita’nın eşyaları nereye kayboluyor? Rotalar, notlar, hesaplar… Yoksa hazine gözlerinin önünde mi? Isabelita adanın eşsiz güzelliğini insanlığın keşif hırsına kurban edecek mi? Baba Pedro eşini yitirmenin ardından duyduğu vicdan azabını anımsayıp Isabelita ile ilgilenmeye başlayacak mı? Bu yolculuk küçük kızı nasıl etkileyecek, düş gücü ile gözlem gücünü birleştirebileceği bir meslek var mı dünyada? Bunlar ve daha fazlası Korkusuz Isabelita ile tanışmak isteyen okurun cevaplayacağı sorular.

Isabelita bilmediği bir hayata selam verirken, o güne dek içinde yaşadığı insanların barındırdığı kötücüllükten ve kendinden olmayı kendinin kılmaya duydukları ilgiden haberdar bir minik. Doğanın karşısında cesur oluşu da belki de bundan; kendi dünyasının bilme ve adını verme hırsından uzakta mutlu oluşundan. Parlak bir kariyer ya da madalyalar değil bilmediği karşısında büyülenmenin hazzını istiyor o. Ina kızlara biçilen sınırları yıkmayı şiar edinmiş direngen bir ressamdı, Isabelita’nın direnişi onunki kadar doğrudan olmasa da, keşfeden zeki erkek ile keşfedilmesi gereken ‘öteki’ arasındaki ilişkiyi, egemen dünyanın her yeri, her duyguyu, her anıyı kendine dahil etme arzusundaki açmazı öyle duru biçimde anlatıyor ki.

Kırılgan kadınların kendilerinin kalbini kıran erkeklerin yolunu gözlediği bir cam fanustan bilinmeyene yolculuk ederken kendisini ve cesaretini keşfeden, olması beklenen olmadığını anlatacak kimsesi olmasa da çok güçlü bir kız Isabelita. Biliyor, görüyor, anlıyor. Çocuğun dolaysız, çıkarsız sevgisi ve merakı ile hırsın çarkında dönmeye gönüllü yetişkinlerin dünyayı kavrayışına örnek onun macerası. Isabelita’yı hazineyi keşfetmenin şanı uğruna kendinden geçen babasının yerine de anlayan rehber Manos’un dediği gibi: “ Çocuk sen her şeyi anlıyor. Çocuk hep anlıyor. Açgözlü olmayan yürek bulur hazineyi. Taş kalpler bir şeyden anlamaz, bir şey alamaz”.

Ve kitabın baba karakterini bütünüyle vicdan yoksunu bir işkolik olarak değil erkekliğin ve babalığın gerekliliklerine uyum sağlamış ve bu uğurda yaşayan biri olarak inşa ettiğini, Isabelita’nın onun hayatını sorgularken aslında erkekliğin çerçevesini sorguladığını da not etmek isterim.

Korkusuz Isabelita Beatrice Masini tarafından yazılmış. Isabelita ile birlikte okuru da adada keşfe çıkaran çizimler ise  Desideria Guicciardini ‘ye ait. Nükhet Amanoel tarafından çevrilen kitap Can Çocuk tarafından yayınlanıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close