Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+, Okul Öncesi - 5+

Ay Işığında Seslenirdim Sana: Bir Kedi Olsaydım

Uzun yıllardır hayatımı kedilerle paylaşıyorum.  İlkokuldayken Boncuk vardı bahçede, evden taşınırken Boncuk’u yanına almama izin çıkmadı. ‘Kediler köprüler geçer, şehirler değiştirir yine de bulur sevdiklerini’ diye bir şey çalınmıştı kulağıma, yeni evin ne kadar yakın olduğunu düşündükçe dünyanın en büyük sırrı cebimde gibi sırıtıp durdum. Olmadı, Boncuk hiç gelmedi, dahası eski mahalleyi ziyarete gittiğimizde de yabancıymışım gibi baktı bana. Yıllar sonra Kavun girdi hayatımıza, dört yetişkin insan attığı her adımı anlamak için baktık ardından, tanıyan herkesin hemfikir olduğu gibi dünyanın en ilginç kedisiydi. Sonra can yoldaşım Neşve ve uzaklardaki dostum Findus. Ve her köşebaşında nicesi. En uysalından en deli dolusuna, en sevgi yumağından en kucak sevmezine hepsinin her hareketini dikkatle izlesem de başaramadım elbette onları tanıdım demeyi. Asla da başaramayacağımı biliyorum ama belki umudumu yitirmemekten belki de sadece kedilerin içinden geçtiği her an hayatı güzelleştirdiğinden, sayfalarında gezindikleri kitaplardan alamam gözümü.

Hele bu kitaplardan biri Boşluk’un yaratıcısı Anna Llenas’ın imzasını taşıyorsa… “Eğer bir kedi olsaydım…” diye başlıyor kitap. Eğer bir kedi olsaydım ne yapardım? Ne yer, ne içer? Ne düşünür, nerelerde gezinirdim? Herkes yapıyor diye mesela, olmaz işlere kalkışır mıydım? Beriki seviyor diye aklımdan geçmeyen bir şeyi sever, öbürüne uyum sağlamak için şuraya gider miydim? İstemeye istemeye adımlar mıydım kaldırımları ya da olmaz denileni oldurur muydum sevinçle? Buz pateni mi ay ışığında miyavlamak mı? Geceler mi gündüzler mi? Siyah beyaz mı yoksa rengarenk mi? Çılgın partiler mi mütevazı bir armağan mı? Saçlarını iki yanında kuyruk yapmış pembe elbiseli bir kız çocuğuyuz şimdi. Bilge bir kediden öğreneceğiz cevapları bir bir. Bir kedi ne yapar? Bir kedi olsaydık biz ne yapardık?  Peki ya, bir kedi değilsek?  Ya da şöyle sormalı belki, birlikte yürümek için aynı yolda adımlamak şart mı?

Bir Kedi Olsaydım, kediliğin kendine haslığını, ‘sahip olmaya’, bencilliğe dair sorularla harmanlayarak, dostluğa dair ezberleri yıkarak anlatıyor. Kulakların karşındakinin sesini de duysun diye azın ne çok olduğunu fısıldayan, çatılara vuran güneş gibi sıcacık bir kitap. Okuduktan sonra evdeki malzemelerle yapılacak kolajlara sevgi, dostluk ve özgürlük konusundaki sohbetler eşlik edebilir belki.

Anna Llenas’ın hayalgücüne, yeteneğine nasıl hayranlık duyduğumdan Boşluk hakkında yazarken söz etmiştim. Her an yanıbaşımızda duran malzemelerle oluşturduğu kolajlarla, hikayelerinin hayatın içindenliğini bir kez daha anlamlandırıyor sanki. Metni yazan Paloma Sanchez Ibarzabal’ın adını da, tıpkı Anna gibi, kitap kapaklarında arayacağım. Dostluk kadar bilgelik gerektiren bir konuyu en yetkili ismin, bir kedinin, dilinden bu kadar yalın anlatabildiği için. Bir Kedi Olsaydım, Melisa Kesmez tarafından Türkçeleştirilmiş ve Nesin Yayınevi tarafından yayımlanıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s