Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+

Kanadı Küçük, Özlemi Büyük Kukuletalı:Rengini Arayan Pudra

Portakallar turuncudur. Çilekler kırmızı. Gökyüzü mavidir, çimenlerse yeşil. Güneş sarıdır, toprak kahverengi. Yarasalar siyahtır… Hıım, öyle mi diyorsunuz? Henüz kahramanımızla tanışmadınız öyleyse. Karşınızda başında kukuletası, yüreğinde siyah olma özlemiyle, beyaz yarasa Pudra!

Rengini Arayan Pudra

Güneş batıp gün bizim için bitmiş sayılırken, okuldan, işten yorgun argın eve dönerken, tepetaklak uyunulan mağaralarda gözlerini açan, yolculuğa çıkmak için kanatlarını geren canlılar var bir yerlerde. Bazılarını takdim etmeme izin verin: Karais, Kurum, Zeytin, Duman… Bir de isimlerini geceden alan bu arkadaşlardan çok daha heyecanlı biri var aralarında, adı Pudra. Kafasında kırmızı beyaz çizgili kukuletasıyla akça pakça, güleç bir yarasa. Pervaneden yana hiç sıkıntı çekmeyip, karınlarını bir güzel doyurdukları gecenin sabahında gölde kendi yansımasını görüyor Pudra. Yarasadan çok kar topuna benzemekte maalesef. Ah, Pudra’ya farklı olduğunu hatırlatıp duran o yansıma! Arkadaşlarıyla çok mutlu oysa rengini unutunca ama onlara benzese ve o da siyah olsa, her şey çok daha güzel olmaz mı yani?

 İşte bu soruyla başlıyor beyaz yarasanın macerası. İlk durağı ,koruluk bekçisinin kulübesi. Bacadan çıkan dumanlarla siyaha boyanıyor tüm vücudu, ama sevincinin kursağında kalması uzun sürmüyor. Yılmıyor Pudra, kargaların izini sürüyor, deniyor da deniyor kara kanatlı olmanın yollarını, tam bu sefer sonuç başarılı derkeeennn kaçınılmaz son, işte karşısında… Türlü yol, türlü deneme, her seferinde bir heyecan, bir umut ama sonuç değişmiyor. Pudra anlıyor ki, o beyaz bir yarasa. Arkadaşları gibi siyah olabilmesiyse hayli zahmetli, hatta adlı adınca imkânsız. E, koca dünyada elbette vardır onun renginde dostlar… Yeni bir amaçla, yeniden koyuluyor yollara Pudra. Bir hayli korksa da aramaktan, vazgeçmiyor kararından.

Maceralarının sonu onu bazen ürkütse de, güldürüp, düşündürüyor okurunu. Tanışıyor kaynaşıyor, hoplayıp zıplıyor, hayaller kuruyor Pudra… Arıyor, tarıyor, bazen kararlı, bazen yılgın, bazen neşeli, bazen üzgün. Uzun yolculuğunun sonunda rüyalarına giren dostlarını buldu mu Pudra? Bu sorunun yanıtını okuru bilir ancak, ama bir şeyden eminiz bunca maceranın sonunda: Herkesin siyah olduğu yerde, bembeyaz olmak da harika bir şeydir bazen.

Farklı olanı hayvanların dünyasında anlatmak çocuk kitaplarında sık karşılaşılan bir tema, biliyorum. Farklının, durumunu reddedip ‘aynı olmak’ için yolculuğa çıkmasına, bu yolculukta edindiği tecrübe sayesinde farklılığıyla barışmasına aşinayız, evet. Bu yolculuk farklının, aynı olanlar tarafından dışlanmasıyla tetiklenir genellikle, yolculuk duraklarında farklılığıyla barışması yönündeki telkinlerle sürer ve aynılara dönüp farklılığının ne kadar değerli olduğunu anlatabildiği bir ders verişiyle de sona erer. Rengini Arayan Pudra ise, sonraki sayfayı tahmin ettiğimiz o ders veren hikâyelerden biri değil. Pudra’yı farklı kılan, ilk önce cesareti bence. Dışlandığı, mutsuz olduğu ya da mecbur kaldığı için değil, ne yapmak istediğini bildiği için yola koyulması; kimsenin tecrübesine, büyük büyük sözlerine ihtiyaç duymadan ilerlemesi, deneyerek, yenilerek ve asla pes etmeyerek araması… Kendi hikâyesini kendisinin yazması yani.

Siyah olmanın imkânsızlığını kavrayıp, beyaz arkadaşlar aramak için yuvasından uzaklaşması çok cesurca geldi bana. Etrafında dönen dünyaya benzemek yerine, kendine benzeyenlerle yeni bir dünya kurma peşine düşmesi… Bu yolculuğun sonunda da evinin en güvenli yer olduğunu ve oraya dönmesi gerektiğini düşündüren bir ders almaması/vermemesi. Rengini Arayan Pudra, “ Ben neden farklıyım?”, “Kiminle arkadaş olabilirim?” gibi sorulara cesur bir yolculukla samimi yanıtlar veren şahane bir resimli kitap. Kitabı yazarı ve çizeri Betül Sayın’ı ilk olarak Köstebek Kuki ile tanıdım, ardından da 5 Çocuk 5 İstanbul’da eşsiz hayal gücüne hayran oldum. Rengini Arayan Pudra’da da yine sıcacık resimlerle buluşturmuş okurunu. Özellikle Pudra’nın beyaz çamaşırların yanında uykuya daldığı andaki ifadesini çok sevdim. Gülümsediğinde okurunu da gülümseden, hüzünlendiğinde gidip başını okşama isteği uyandıran çok “yakın” karakterler yaratıyor bence Sayın, neşeyle, hayranlıkla izliyorum yarattıklarını.

Betül Sayın tarafından yazılıp resimlenen Rengini Arayan Pudra, Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanıyor.

Kanadı Küçük, Özlemi Büyük Kukuletalı:Rengini Arayan Pudra” için bir yorum

Yorum bırakın