Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+

Muhteşem Adnan Bey’in Maceraları: Benim Babam Kötü Örnek

Mart, Bu Kitabı Çok Sevdim için “çocuk kitaplarında toplumsal cinsiyet” dosyasının ayı. Ancak dosya geçen yıl yayınlanmadı. Henüz pandeminin ilk günleriydi, belirsizlik ve kaygı zirvedeydi. Üretip paylaşmanın iyileştiriciliğini yeniden anımsadığımızda ise başka bir aya girmiştik. Bir yıl sonra bugün, sokakla, hayatla ilişkimizin bir kez daha düzenlendiği 2021 Mart’ında, sözü yine taşı delen ayrık otlarına bırakıyorum.

Okumaya devam et “Muhteşem Adnan Bey’in Maceraları: Benim Babam Kötü Örnek”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+, Okul Dönemi - 7+

Hardal Sarısı Denizaltıda Zencefil Kokuları: Kiraz Hanım’ın Mutfağı

Pek çok okuru, ne yazık ki, önce vedasına dair öyküsüyle işitmiştir Sylvia’nın adını. Ardından merakla Sırça Fanus’u okuyanlar yazarın büyü bozan dili ile tanışır, şiir severler Ariel’i zihnine kaydeder. Kadınların yazma ve yaşama deneyimine dair mirası taşır satırlarında. Bugün, dünyamızdan ayrılışının yıldönümünde, çocuklar için kaleme aldığı öyküleriyle, Kiraz Hanım’ın Mutfağı ile anmak istedim onu.

Okumaya devam et “Hardal Sarısı Denizaltıda Zencefil Kokuları: Kiraz Hanım’ın Mutfağı”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+, Okul Dönemi - 7+

Büyük Kırmızı Düğmeye Uzanan Parmak: Büyükannenin İnterneti Bozduğu Gün!

İnternetin hayatımızdaki yerine dair tartışmalar yeni değil. Aslına bakarsanız çok eski de değil. O yokken neler yaptığımızı pek anımsamasak da yaşamımıza dahil oluşu daha dün gibi. Günleri farklı bir ritimde akıtışıyla, eskiyle yeni arasındaki çizgiyi muğlaklaştırışıyla, her an her yerdeliğiyle hayatımızın ortasında duruyor ve bir an ayrı düşsek günü nasıl kurtaracağımızı bilemiyoruz. Pandemi ve peşi sıra gelen yeni dünya tahayyülleriyle onun hakkında daha yüksek sesle konuşmaya başladık.

Okumaya devam et “Büyük Kırmızı Düğmeye Uzanan Parmak: Büyükannenin İnterneti Bozduğu Gün!”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+, Okul Öncesi - 5+

Ay Işığında Seslenirdim Sana: Bir Kedi Olsaydım

Uzun yıllardır hayatımı kedilerle paylaşıyorum.  İlkokuldayken Boncuk vardı bahçede, evden taşınırken Boncuk’u yanına almama izin çıkmadı. ‘Kediler köprüler geçer, şehirler değiştirir yine de bulur sevdiklerini’ diye bir şey çalınmıştı kulağıma, yeni evin ne kadar yakın olduğunu düşündükçe dünyanın en büyük sırrı cebimde gibi sırıtıp durdum. Olmadı, Boncuk hiç gelmedi, dahası eski mahalleyi ziyarete gittiğimizde de yabancıymışım gibi baktı bana. Okumaya devam et “Ay Işığında Seslenirdim Sana: Bir Kedi Olsaydım”