Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+, Okul Dönemi - 7+

Sözlükten Gelen Nanik: Gizemli Sözcük Açimpa

Sosyal medyada karmaşık duyguların, zorlu durumların bazı dillerde uzun tasvirlere gerek duyulmadan, tek kelimeyle açıklanabildiğini anlatan hesaplar var. Yorumlarda kendisini artık on sekiz harfli bir sözcükle tanımlayacağını söyleyen heyecanlılar, yıllardır aradığı sözcüğe kavuştuğunu ilan eden muştucular, hatta iki saniye önce öğrendiği kelimeyi dövme yaptıracağını söyleyen cesurlar var.

Okumaya devam et “Sözlükten Gelen Nanik: Gizemli Sözcük Açimpa”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+

Dikenli Lastik Toplar Ormanda Ne Arar?: Kirpi Mirpi’nin Kaybolduğu Gün

Ben ilkokuldayken (ki biraz eskidir tevellüdüm) evde hayvan bakmak ders kitaplarında yer bulabilen bir konu değildi. Soba başında uyuklayan kediler, bahçedeki kulübede havlayan köpekler, hane halkının görevlerinin şaşmaz nizamla sunulduğu görsellerde yer bulsa da belletilirdi ki, hayvan dediğin ormanda yaşar.

Okumaya devam et “Dikenli Lastik Toplar Ormanda Ne Arar?: Kirpi Mirpi’nin Kaybolduğu Gün”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+, Okul Öncesi - 5+

Bir Minik Yara Bandı ya da Milyonlarca Öpücük: Sevgi Nedir Acaba?

Biz yetişkinler her gün kullandığımız kelimelerin düşündürdükleri, hissettirdikleri üzerine pek az konuşuyoruz, özellikle anlamlar söz konusu olduğunda, bir nevi ezbere yaşamak yaptığımız. Yetişkinlik örneğin, olgunlaşmayı yüceltirken sıkıcılığı üzerine söylediklerimiz hep eksik sanki. Anlamları üzerine düşündükçe soğuduğum bir kelime yetişkinlik, o yüzden Monika gibi “büyükler” diyeceğim bize, çocukluğun soruların birbirine çarptığı meraklı günlerini geride bırakan ‘olgunluğa erişmiş’ kimselere.

Okumaya devam et “Bir Minik Yara Bandı ya da Milyonlarca Öpücük: Sevgi Nedir Acaba?”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+

Bir Gün, Bir Parkta, Aniden ve Usulca: Kasırga Kız ve Sünger Oğlan

Kitabın kapağına bakar bakmaz tanıdım kendimi, elleri ardında, bakışları şaşkın, ortada öylece duran oğlan çocuğuna benziyordum ben. Onun renkli elbiseli, bol tokalısı; durgunluğu hanım hanımcıklık diye adlandırılan çocuklardan biriydim işte. Ama sadece hiç görmediğim ülkelerin prenseslerine benzetilmeye devam etmek için kaçınmıyordum büyük hareketlerden, işin açığı gönlüm de yoktu hoplayıp zıplamalara pek.

Okumaya devam et “Bir Gün, Bir Parkta, Aniden ve Usulca: Kasırga Kız ve Sünger Oğlan”