Sosyal medyada karmaşık duyguların, zorlu durumların bazı dillerde uzun tasvirlere gerek duyulmadan, tek kelimeyle açıklanabildiğini anlatan hesaplar var. Yorumlarda kendisini artık on sekiz harfli bir sözcükle tanımlayacağını söyleyen heyecanlılar, yıllardır aradığı sözcüğe kavuştuğunu ilan eden muştucular, hatta iki saniye önce öğrendiği kelimeyi dövme yaptıracağını söyleyen cesurlar var.
Okumaya devam et “Sözlükten Gelen Nanik: Gizemli Sözcük Açimpa”Etiket: çocuk edebiyatı
Bir Gün, Bir Parkta, Aniden ve Usulca: Kasırga Kız ve Sünger Oğlan
Kitabın kapağına bakar bakmaz tanıdım kendimi, elleri ardında, bakışları şaşkın, ortada öylece duran oğlan çocuğuna benziyordum ben. Onun renkli elbiseli, bol tokalısı; durgunluğu hanım hanımcıklık diye adlandırılan çocuklardan biriydim işte. Ama sadece hiç görmediğim ülkelerin prenseslerine benzetilmeye devam etmek için kaçınmıyordum büyük hareketlerden, işin açığı gönlüm de yoktu hoplayıp zıplamalara pek.
Okumaya devam et “Bir Gün, Bir Parkta, Aniden ve Usulca: Kasırga Kız ve Sünger Oğlan”Sıfırların Şen Sesi: Ailemde Kahraman Yok!
Mo ya da Maurice Dambek’in ailesinde kahraman yok! Pek çoğumuzun ailesinde olmadığı gibi. Ve iki dili, iki adı, iki hayatı var. Evde, mahallede, çeperde Mo; okulda, merkezde, resmiyette Maurice Dambek. Başarılı bir öğrenci Mo.
Okumaya devam et “Sıfırların Şen Sesi: Ailemde Kahraman Yok!”Yaşamın Kapısını Aralamak: Yemeğini Arayan Tırtıl, Özgürlüğünü Arayan Kelebek, Kelebeğini Arayan Ayşe ve Bulutunu Arayan Su Damlası
Yemeğini Arayan Tırtıl, Özgürlüğünü Arayan Kelebek, Kelebeğini Arayan Ayşe ve Bulutunu Arayan Su Damlası. Dört kitaptan oluşan bu büyüme ve özgürleşme serisini resimli kitap severler yakından tanıyor, biliyorum. Benim de seriyle mesaim hayli eski, minik tırtılın kapılar, pencereler, yollar ardındaki maceralarına ara ara dönsem de hakkında yazma fırsatını yeni buldum.
Okumaya devam et “Yaşamın Kapısını Aralamak: Yemeğini Arayan Tırtıl, Özgürlüğünü Arayan Kelebek, Kelebeğini Arayan Ayşe ve Bulutunu Arayan Su Damlası”Yürümek, Büyümek ve Taşlar Üstüne: Küçük Ayının İlkbaharı
Bugün bir ormanda yürüdüm. Ağaçların, çiçeklerin dallarına, tomurcuklarına baktım, kokladım. Güneş yüzümü yaktı bazen. Bugün gülümsedim. Ve böyle çiçekli, kokulu, sıcak geçeceğini tahmin edemediğim bugün, yılın ilk alerji atağını yaşadım. Bir de kitapçıya gittim, bir kitabı sırf adını çok sevdiğim için, bana bugünü hatırlatsın diye aldım. Bir banka oturup art arda üç kez okudum ve çok, çok sevdim Küçük Ayının İlkbaharı’nı.
Okumaya devam et “Yürümek, Büyümek ve Taşlar Üstüne: Küçük Ayının İlkbaharı”