Sihirli Hayvanlar Okulu’nun sevimli üyelerinden kutup ayısı Mörfi’nin öyküsü bu. Mörfi, hayvan ve insan arkadaşlarının yardımıyla gizem çözmeyi çok seven bir dedektif. Kimi zaman bir mutfakta kayıp kurabiyelerin kimi zaman da bir müzede çalınan tabloların peşinde. Yeni macerasında da sokaklarda kaybolan opera biletlerini arıyor.
Okumaya devam et “Kutup Ayıları Yumurtlar mı?: Sihirli Hayvanlar Okulu- Opera Biletlerinin Gizemi”Tüm Gücünle Çırp Hayal Gücünün Kanadını: Tuhaf Kuş
Alvaro, minik bir oğlan. Minik, yaşı da boyu da. Tükenmez merakı ama, o, boyundan büyük. Hayal gücü deseniz, ohooo, o galiba merakından da büyük. Yetişkinlerin çer çöp saydığı ne varsa kıymetli araç gereçlere dönüşüyor Alvaro’nun zihninde. Kendine has zevklerin kısa pantolonlu sahibi, sağda solda bulduklarıyla yeni dünyalar yaratmanın kırmızı yanaklı mucidi.
Okumaya devam et “Tüm Gücünle Çırp Hayal Gücünün Kanadını: Tuhaf Kuş”Dikenli Lastik Toplar Ormanda Ne Arar?: Kirpi Mirpi’nin Kaybolduğu Gün
Ben ilkokuldayken (ki biraz eskidir tevellüdüm) evde hayvan bakmak ders kitaplarında yer bulabilen bir konu değildi. Soba başında uyuklayan kediler, bahçedeki kulübede havlayan köpekler, hane halkının görevlerinin şaşmaz nizamla sunulduğu görsellerde yer bulsa da belletilirdi ki, hayvan dediğin ormanda yaşar.
Okumaya devam et “Dikenli Lastik Toplar Ormanda Ne Arar?: Kirpi Mirpi’nin Kaybolduğu Gün”“Yeniden Maceraya Atılma Zamanı!”: Arkadaşlık Beklemez
Bir kız çocuğu merakla sokaktaki mama kabına bakıyor. Saçları kısa, etrafta kediler. Bazen olur, kitabın kapağını incelerken kahramanını seveceğinizi düşünürsünüz. Bir daha bakalım: kediler var, yaşıtlarına pek benzemeyen bir çocuk var ve yüzündeki ifadeden anlaşılıyor ki çözmemiz gereken bir gizem var. Maxime ile tanışmak için heyecanlanmayıp ne yapayım?
Okumaya devam et ““Yeniden Maceraya Atılma Zamanı!”: Arkadaşlık Beklemez”Bir Minik Yara Bandı ya da Milyonlarca Öpücük: Sevgi Nedir Acaba?
Biz yetişkinler her gün kullandığımız kelimelerin düşündürdükleri, hissettirdikleri üzerine pek az konuşuyoruz, özellikle anlamlar söz konusu olduğunda, bir nevi ezbere yaşamak yaptığımız. Yetişkinlik örneğin, olgunlaşmayı yüceltirken sıkıcılığı üzerine söylediklerimiz hep eksik sanki. Anlamları üzerine düşündükçe soğuduğum bir kelime yetişkinlik, o yüzden Monika gibi “büyükler” diyeceğim bize, çocukluğun soruların birbirine çarptığı meraklı günlerini geride bırakan ‘olgunluğa erişmiş’ kimselere.
Okumaya devam et “Bir Minik Yara Bandı ya da Milyonlarca Öpücük: Sevgi Nedir Acaba?”