Aşk, doğum, ölüm. Çocukluk, kardeşlik, dostluk. İnsana içkinliklerine değinmeye gerek dahi yok, hayatımızın orta yerindeler, üzerlerine söyleyecek sözümüz de bol elbet -sorularımızın aksine. Her birini bize öğretildiği gibi düşünüp, yaşamak mümkün -asırlardır öyle yaptı hatta çoğumuz- ama bir başka türlüsü? Neşeden, düşten, bıyık altı gülümsemeli sorulardan yana olanı? Öylesi işte, fena olmaz mıydı?
Okumaya devam et “Uzay Çayları, Kanguru Keseleri ve Düşlerimizin Tamiri: Bozulan Fenerin Biraz Hüzünlü Hikâyesi ya da Aşk Tutması”Etiket: kardeşlik
Ayağına Apartman Düşenler, Kendini Kırmızı Balık Sananlar ve Momolar: Süper Kahramanlar Yüksekten Korkmaz
Her şey yedi yıl evvel başladı. Yedi yıl evvel “Kucak, yoksa ciyak!” günlerinde. Üç basamak ve çekim gücü yüksek kırmızı düğme sahnedeydi. Annesinin “Bu bir mucize!” diyen sesini duyduğunda fark etti olağanüstü güçlerini Maurice Ackerman. Pardon, Süperackerman!
Okumaya devam et “Ayağına Apartman Düşenler, Kendini Kırmızı Balık Sananlar ve Momolar: Süper Kahramanlar Yüksekten Korkmaz”Testide Biriken Yük: Kız İşi Oğlan İşi
Toplumsal cinsiyet dosyasının bu haftaki kitabı, Kız İşi Oğlan İşi. Adından da anlaşılacağı üzere günlük işlerin cinsiyetlere göre ayrıştırılmasına odaklanan kitap, ailenin toplumsal cinsiyetin deneyimlenmesindeki yerini, masallara uzanan bir yolculuk üzerinden sorguluyor.