Yeni Yıla Eski Konuklar: Çok Sevmişsem Demek…

Bugünkü konuklar çoook uzun yollardan geldi. Hafif rutubet kokusu var hatta kiminde. Bazısının kenarı kemirilmiş, bazısının üzerinde fosforlu çalışmalar… En genci 20 yaşında konuklarımızın: Minik Tavşan Ponpon, Minik Ayı Bubo, Bremen Mızıkacıları ve Cepteki Yavrular.

 Annem sağolsun,  en sevdiğim elbiselerimi, ilk biberonumu, emziğimi, kitaplarımı, ilkokul birinci sınıftaki defterlerimi  özenle sakladı; her taşınmada onları da koliledi hiç üşenmeden. Ben de mirasımı hiç boşlamadım, sık sık karıştırırım yüzümde bir  tebessümle. Sıra resim defterlerime gelince yüzümdeki tebessüm mola veriyor, gözlerim kısılıyor, alnım büzüşüyor gerçi. Hala ve ısrarla, bir aşağıdan bir yukarıdan bakıp ne anlatmaya çalıştığımı düşünüyorum. Bahçenin ortasına inen teknoloji harikası bol parçalı uçaklar,  yeşil saçları gökyüzüne doğru uzayan, apartmanların ancak omzunun boyuna geldiği bir kadın…

Mirasımın en değerlilerden birkaçını size de anlatmaya karar verdim.  Hakkını vererek kuruyorum bu cümleyi: Bu kitapları çok sevdim!

Dışı Sağlam İçi Harap Bubo
Dışı Sağlam İçi Harap Bubo

Minik Ayı Bubo; tavşanlar ve sincaplarla arkadaşlık eden ama yaşıtı bir ayıyla oynamanın hasretini çeken sevimli ayı yavrusunun hikayesi. Bir gün ormana kafasında fiyonkla bir dişi ayı gelir tek tekerlekli bir bisikletin üzerinde. Sirkten kaçmıştır ve ormanda saklanmak istiyordur. Yeni arkadaşına kavuştuğu için mutluluktan havaya uçan Bubo, Lilla’yı evine götürür ve ormandaki arkadaşlarını eğlendirmek için gösteriler düzenlemeye başlarlar.

Bubo’yu çok küçükken okumaya çabaladığımı hayal meyal hatırlıyorum keşke sevgimi hırpalayarak göstermeseymişim tabi. Bugün tekrar okuyunca Lilla’nın sirkin yıldızken, orada çok yorulduğunu düşünüp ormana kaçmasına çok sevindim.

Minik Tavşan Ponpon; küçük bir evde ailesiyle birlikte yaşayan yavru tavşanın derdi, hayatının sıkıcılığı. Kardeşleri annelerini dinleyip evin çevresinde oynarken,  o dünyayı gezmek için yola koyulmaya karar verir.

Dersini Alan Tavşan Ponpon
Dersini Alan Tavşan Ponpon

Ormanın sonundaki düzlüğe yaklaşan dev gibi kuşların kendisine zarar vereceğinden korkararak  hızlıca eve döner. Gördüklerini annesine anlatır ve dev gibi kuşların uçak olduğunu, kendisine zarar vermeyeceğini  öğrenir.  “Dersini alan” Ponpon bir daha annesinin yanından ayrılmamaya söz verir.

Ponpon’u Bubo kadar sevmemişim bence, kitabın sağlamlığını buna yoruyorum. Dünyayı öğrenmek isteyen tavşanın dersini aldığı, annesinin sözünden çıkmamaya söz verdiği bir hikaye bana o zaman da cazip gelmemiş demek.

Ponpon ve Bubo’nun kapağında Kennedy imzası var.  Tay Yayınları tarafından yayınlanmış kitapları nereden aldığımızı hiç hatırlamıyorum. Bir de köpeklisi  vardı bu kitapların bende, onun akıbeti ne oldu bilmiyorum. Tay Yayınları’nın hayli seveni olduğunu gördüm internette. Bu kitapları saklayan bir tek ben değilmişim, çok sevindim.

Bremen Mızıkacıları

Büyük  Aşkım Bremen Mızıkacıları
Büyük Aşkım Bremen Mızıkacıları

Kitaba konu olan hikayeyi değil kitapla benim hikayemi anlatayım en iyisi. İlkokul birinci sınıfta Tüyap Kitap Fuarı’ndan aldığımızı çok net hatırlıyorum. Ablama çok, bana az kitap alındığını düşünüp türlü huysuzluk yaptığım bir an çıkışa yakın bir standta görmüştüm kitabı. Hayatımda gördüğüm ilk hareketli kitaptı. Kitabın sayfalarını hareket ettiren abi benim hayranlığımdan destek alıp anlattıkça anlatmıştı. Her anı hatırlıyorum. Tek bir noktada ailedeki diğer üç kişiyle anlaşamıyoruz. Ben kitabı aldırmak için ağzımı bile açmadığımı hatırlarken; onlar, her ne hikmetse, aldırmak için elimden geleni ardıma koymadığımı iddia ediyorlar. Kanımca mesnetsiz bir iddia bu.  Bu kitapla ilgili bir hatırayı unutmam mümkün değil , resmen aşıktım kitaba çünkü.

En güzel hareketli kitabım ilk gördüğümdür
En güzel hareketli kitabım ilk gördüğümdür

Okula götürdüğüm gün yoğun bir çekiştirmeye kurban gitmiş, bir karakteri  yırtılmıştı; ne kadar ağladıysam artık, öğretmenim elinde bir sürü yapıştırıcıyla “yapıştırız şimdi, ağlama artık kızım ne olur” diye didinip durmuştu.  Nihayet kitap yapışıp ben de susunca tahtanın önüne geçip hikayeyi okumuştuk birlikte , hareketleri herkes görsün diye kitabı çevire çevire…

Prag’lı illüstratör V. Kubasta tarafından resimlenen kitabın yayın hakları Huzur Kırtasiye’ye aitmiş.

 

Cepteki Yavrular

Kitaptaki hayvan adlarını çizmişim, nedense...
Kitaptaki hayvan adlarını çizmişim, nedense…

Kitap Cahit Uçuk’un 12 hikayesinden oluşuyor. Kitaba adını veren hikaye avcıların elinden kaçarak güvenli bir doğum yapmaya çalışan Anne Kanguru’nun avcı köpekleriyle kavgasını anlatıyor. Yavrularının hayatını kurtarmak için büyük bir risk alan Anne Kanguru’nun  akıllı planı sayesinde kendisi de yavrular da avcılardan kurtulurlar.  İnsanoğlunun kangurulara verdiği zararları anlatan Cepteki Yavrular’ın iç kapağına ikinci sınıfta okuduğumu yazmışım. Kitaptaki diğer hikayeler de hayvanların mücadeleleriyle ilgili. Uçuk Yayınları tarafından basılan kitabı Naci Kalamukoğlu resimlemiş.

Ablam ve kuzenlerimle gittiğimiz Tüyap Kitap Fuarı’ndan aldığımı hatırlıyorum ama üzerinde çok konuşmadığımız için doğruluğundan emin değilim bu anının. Aynı gün elbiseleri kesilip giydirilen karton bebeklerden de almıştım galiba. En geç bu kitabı almış olmama rağmen hakkında çok az şey hatırlıyorum, gözdem değilmiş belli ki. Onca kitabın arasında neden bunu saklamışız onu da bilmiyorum.

 Yeni yılda eski misafirlerimi ağırlamak istedim.  Onlarla birlikte çocukluğumu yad ettiğim için mutlu oldum. Çocukluğuma, asmasının üzerinde kedilerin gezdiği evime, yazı boyunca bolca anılan aileme sevgiler… Mustafa Öğretmenim’e  de  sevgilerimi iletmeyi çok isterdim, keşke…

Yeni yıl herkese umut getirsin. Karanlığı yırtacak direnç bir de. Çocukların merdiven altı atölyelerde, sokaklarda çalıştırılmadığı; ebeveynlerinin dini inançlarına nefer edilmediği;  şiddet, taciz ve tecavüzle acıtılmadığı; kariyer planlarıyla yarış atına çevrilmediği; devlet dersinde öldürülmediği günler için direnelim. Uğur, Ceylan, Behzat, Ahmet … için;  onları aramızdan alanlardan hesap sormak için. Mevsimleri uyuyarak  karşılayan Berkin için. Çocuk aklının özgür olduğu;  sokaklarının sağlıklı, mutlu çocukların sesleriyle çınladığı bir ülke için!

2014 çocukları bu karanlık düzenin elinden kurtarabilmek için çabaladığımız bir yıl olsun.

Sevgiyle, umutla…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close