Ah, hayat! Tükenmeyen koşuşturman, tamamlanmayı bekleyen işlerinle bizi ne çok yoruyorsun. Bazen öylesine yılıyoruz ki hızına yetişmeye çalışmaktan, keşke diyoruz işimi benim yerime halledecek biri olsaydı. Eh, eli değmişken şu derdimi de dinleyip dermanını bulsa, sonra efendim, bir de öteki sorunuma kulak kabartsa, şu olmazı oldursa…. Evet, biz diyoruz bunları, pardon biz değil, Değirmenler Vadisi halkı. Ama, onlar… Biz? Onlar? Okumaya devam et “Yıldızdan Kanatlar, Buluttan Düşler: Değirmenler Vadisi”