“O sabah Feramuş Dede’nin sesi gelmedi yan bahçeden. ‘Şekerlerimi almak isteyen yok mu?’ sorusunu sormadı kimse.” Bu cümleyle başlıyor Yeryüzü Güvercinleri, her sabah günlerinin “şeker gibi parlak” geçmesini dileyen neşe yoldaşı bir yaşlı komşuyu -nicesiyle birlikte- yitirdiğini bilen Leyla’nın yasıyla. Ve Leyla biliyor ki, Feramuş Dede ne ilk ne de son. Ölümün hanelere takvimle gelmediği, kapıyı usulca çalmadığı bir ülkede doğduğunun bilincinde.
Okumaya devam et “Çocuklarını Bulacak Bulutlar Ülkesi: Yeryüzü Güvercinleri”Etiket: savaş
İşgal Altındaki Şehirde Bir Parça Çikolata: Oleg
Hep ‘güzel bir dünya için’ diyerek başlıyorum söze. Peki, bu dünya neden güzel değil? Kötülüğün tarihini ezberlemek zorunda kaldığımız için mi? Savaşlar, işgaller… Zaman içinde meydanlardan ekranlara taşınan düşman imgeleri. Bitmek bilmez kahramanlık destanları. Ve bunlar arasında ezilen insanlık. Çocukluktan söz etmiyorum bile. Bu kitap, tarihimizin kısacık bir dilimden. Özgürlük için cesaretle direnen bir şehirde, savaşın erken büyüttüğü bir çocuğun, Oleg Turyenkov’un hikâyesi.
Okumaya devam et “İşgal Altındaki Şehirde Bir Parça Çikolata: Oleg”