Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 7+

Rum Tum Tugger İçin Bir Şiir: İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu

Bu yazıyı yazmak için bilgisayarın başına geçmeye karar verdiğim anda Neşve benden hızlı davranıp masadaki yerini aldı. Karar verdiğim anda, evet, henüz hamle yapmamışken. Kendisinin böyle şahane özellikleri vardır. Cümleyi değiştirmek gerek aslında, çünkü kendisinin şahane olmayan bir özelliği yoktur.

Okumaya devam et “Rum Tum Tugger İçin Bir Şiir: İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+

Kedinin Gözlerindeki Düşünce: Gizemli Mona Lisa

Bu yazının giriş cümlesi benden değil.

“-Öyleyse hayalinizde yeni bir yolculuğa var mısınız?

 -İnsanın hayalinde gezmesinden daha güzel ne var?”

Çok sevilen bir kitabın satırlarının, o kitap hakkında yazılacak yazının girişine konuvermesinden güzel az şey var, evet.

Okumaya devam et “Kedinin Gözlerindeki Düşünce: Gizemli Mona Lisa”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+, Okul Dönemi - 7+

“Perilerin Aklı Nerede Acaba?” : İsyankâr Cadı

Sondan başlayalım. Cadılık iyidir, severim. Envaiçeşit otla dolu tezgâhlar, tavandan sarkan dallar, fokur fokur kaynayan kazanlar, yerdeki çul çaput; aklınızdaki cadı imgesi kenarda dursun ama şimdilik. Başka şeylerden söz edebiliriz, cadıların görüşünden örneğin. Cadılar hem iyi görürler hem de görmezden gelmeyi sevmezler. Sonraaa…

Okumaya devam et ““Perilerin Aklı Nerede Acaba?” : İsyankâr Cadı”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+

Yaşasın Tükenmeden Uçuşumuz, Yaşasın Umudumuz: Bulut Kuş

Çocuk kitaplarından söz ederken hayli cömert davrandığım/ız kelimeler var. Hayal gücü, örneğin. Yaratıcılık. Keşif. Merak. Özgürlük. Sınırsızlık. Duygudaşlık. Eşitlik. Umut. Bir de bulut. Benim için tüm bunları kapsayan, sarıp sarmalayan kelime bulut. Bulut, engin bir sözcük.

Okumaya devam et “Yaşasın Tükenmeden Uçuşumuz, Yaşasın Umudumuz: Bulut Kuş”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+

Çoktur, Yoktur: Korku Hakkında Bildiğim Her Şey

Dillendirmeye yeni yeni cesaret edebilsem de bir sürü şeyden korkarım ben. Bir sürü farklı şeyden, farklı şiddette. Kimi huzurumu kimi uykularımı kaçırır.  Meselâ yükseklik. Tepelerden çekilmiş fotoğraflara bakarken bile soluğumun ritmi değişir. Tavuklarla, horozlarla (ve sıralamaya satır yetmez bir dolu kanatlı, gagalı hayvanla) karşılaşma fikri dahi ellerimi terletir. Düdüklü tencereden, dik merdivenlerden… Karanlıktan bazen, dönme dolaplardan ise her zaman korkarım.

Okumaya devam et “Çoktur, Yoktur: Korku Hakkında Bildiğim Her Şey”