Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+

Kokulu, İpli, Parisli Bir Macera: Şerlok ve Kayıp Başyapıt

Beni tanıyan herkesin cebinde bana dair birkaç not vardır. Kedileri çok sevdiğim gibi mesela. Ve kitapları. Doğrudur, çok severim kedileri ve kitapları. Ya resimli kedili kitapları? Onlara bayılırım pek tabii. Bu da doğru. Polisiye severim sonra. Resimleri ve müzeleri de. Öyleyse, nasıl olur da bugüne dek Şerlok ile tanışmamış olabilirim ben? İşte, bu bir muamma. Birlikte çözeriz umarım.

Okumaya devam et “Kokulu, İpli, Parisli Bir Macera: Şerlok ve Kayıp Başyapıt”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 9+

Baktığımız Her Yerde Sorular Var: Peki Nasıl?

Çocukken dünyaya karşı çok meraklıyız. Her an yeni bir şeyle karşılaşıp, yeni bir bilgiyi ekliyoruz zihnimize ve hayat temelde iki sorunun etrafında şekillenmeye başlıyor. Gökyüzü mavi, kaşlarımız var, dinozorların isimleri upuzun: Neden? Saçımız uzar, balıklar su altında nefes alır ya da taş suda kayar: Nasıl?

Okumaya devam et “Baktığımız Her Yerde Sorular Var: Peki Nasıl?”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+

Hep Orada ve Şimdi Yanında: Petra

Gün doğar. Işık. Sonra gece, karanlık yeniden. Yeniden, ışık. Zaman geçer. Gün değişir, aylar, mevsimler. Yıllar geçer. Değişir hayat. Yürürüz, büyürüz. Değişir. Her şey. Her şeyin ve herkesin yeri değişir. Zaman, mekân, varlık, his; hayat değişir. 

Okumaya devam et “Hep Orada ve Şimdi Yanında: Petra”
Yazı kategorisi: Okul Dönemi - 9+

Ayağına Apartman Düşenler, Kendini Kırmızı Balık Sananlar ve Momolar: Süper Kahramanlar Yüksekten Korkmaz

Her şey yedi yıl evvel başladı. Yedi yıl evvel “Kucak, yoksa ciyak” günlerinde. Üç basamak ve çekim gücü yüksek o kırmızı düğme sahnedeydi.  Annesinin “bu bir mucize.” diyen sesini duyduğunda fark etti olağanüstü güçlerini Maurice Ackerman. Pardon, Süperackerman!

Okumaya devam et “Ayağına Apartman Düşenler, Kendini Kırmızı Balık Sananlar ve Momolar: Süper Kahramanlar Yüksekten Korkmaz”
Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 3+

Gökkuşağının Altında, Dudağının Kıyısında: İyilik

Zor zamanlardan geçiyoruz. Bu üç kelimeyi hayli sık bir araya getiriyoruz hem de. Zor zamanlar bir köşede öylece duruyor da gündemler ona yeni sıfatlar kazandırıyor gibi. Son bir yılda yaşananlarla işler büsbütün zorlaştı, biliyorum. Bir de paylaştığımız zorluğun dışında kalanlar var, evimizin içinde, aklımızın köşesinde, kalbimizin derininde; bize ait.

Okumaya devam et “Gökkuşağının Altında, Dudağının Kıyısında: İyilik”