Çocuk Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet – Giriş

Bir süre önce Bu Kitabı Çok Sevdim’in sosyal medya hesapları aracılığıyla mart ayı boyunca çocuk kitapları ve toplumsal cinsiyet temalı bir dosya hazırlayacağımı duyurmuştum. Dosyaya başlamadan önce toplumsal cinsiyet kavramından ve bedeni biçimlendiren örüntülerden kısaca söz etme gereği duydum. Okumaya devam et

Reklamlar

Donaldson ve Scheffler: Tostoraman Bir Sevgi

tostoramanİlk yazıda tek bir kitaptan değil bir yazar ve bir çizerin birlikte yarattıkları kitaplardan bahsedeceğim. Çocuk kitaplarına düşkünlüğümün  sebeplerindendir çünkü ikilinin kitapları. Yazar Julia Donaldson ve çizer Axel Scheffler’den söz ediyorum.  İkili Tostoraman sayesinde dünyanın pek çok yerinde çocukların gözdesi. Bu kitap 32 dile çevrilmiş, müzikal oyunu hazırlanmış. Boyama kitapları, kart oyunları, el kuklaları, şapkaları satılıyor. Türkiye’de de ilk bu kitapla tanındılar. İyi ki de tanındılar!  İkilinin kitaplarının geniş bir hayran kitlesine sahip  olması beni çok mutlu ediyor çünkü  çocuklara sürekli prensesler, prensler, saraylar anlatan ya da parmağını  sallayarak ders veren çocuk kitaplarından hiç hoşlanmıyorum. Çocuklara “güzel/çirkin”, “iyi/kötü” gibi kavramları etrafını sertçe çerçeveleyerek sunan kitaplardan yani… İkilinin hiçbir kitabında karşılaşmadım bu tip olumsuzluklarla. Griyi de tanıyan, koşarak merdiven çıkmayı dert etmeyen insanlar olmalarına katkısı olur diye umuyorum. Minik Balık’ın hikayesi örneğin “yalancı çoban” eleştirelliğiyle anlatılmadı; sürekli hayallere (algıya göre yalanlara) daldığı için sonunda başına gerçekten çok kötü işler geldiğini vurgulanmadı. Zogi’nin Prenses İnci’si süslenip püslenip sarayda boş boş gezmektense insanları iyileştirmek için dere tepe gezmek istediğini anlattı okuruna.  Çok konuşkan hayvan kahramanların hiçbiri kurnazlığı övmedi,  kazanmanın önemini gözümüze sokmadı.  Bu güzel hikayeler Scheffler’in müthiş çizgileri ve sevimli karakterleriyle buluşunca okumaya doyum olmuyor tabi.

Gelelim hikayelere…

Okumaya devam et