Albümden Kayan Fotoğraf: Oliver

Oliver yaşıtlarına pek benzemiyor, onlar gibi koşup oynamakta hiç gönlü yok. Yapabildiklerini çevresindekilere izletmek için can da atmıyor, etrafında biri olsun diye yanıp tutuşmuyor. Yaşıtlarından biraz farklı, aslına bakarsanız herkesten farklı. Ve mutlu. Kendi dünyasında, arkadaşlarıyla. Arkadaşlarının konuşup konuşamaması onun umruduna değil. Peluş olmalarını da kafasına takmıyor. Oliver, güzelim aklında uçsuz bucaksız bir dünya kurmuş, serüvenden serüvene koşturuyor. Dağlar aşıyor, nehirler geçiyor, amansız tehliklerle boğuşuyor, bazen de mola verip keyif çatıyor. Bol kalabalık ve bol gürültüyle eğlenen insanlardan çok daha keyifli bir hayatı olduğunu her gülümseyişinde anlıyorsunuz. Her gün dünyanın bir ucuna gidip döndüğü arkadaşlarının eşlik edemediği serüvenleri de oluyor elbet Oliver’ın. İşte o serüvenlerden birinde, yönünü şaşıran bir top Oliver’ı, tıpkı kendisi gibi nev-i şahsına münhasır bir başka “herkesten farklı”nın, Olivia’nın hayatına sokuveriyor. O güne dek hiç aklına düşmeyen serüven de tam orada başlıyor. Asla değişmeden ve mutlulukla çoğalarak…

Kendisine benzeyeni görmemekte ısrarcı Oliver ve Olivia
Kendisine benzeyeni görmemekte ısrarcı Oliver ve Olivia

Oliver ile ilgili düşündüklerimi en kısa şekilde şöyle ifade edebilirim sanırım: Her sayfada ona bir kez daha sarılmak istedim. Nasıl zeki, nasıl cesur, nasıl naif bir çocuk Oliver, anlatamam. Kumkurdu’na duyduğum bağlılık malum, Oliver’ı okuduğum ilk anda anladım ki, Zackarina’nın elinden tutacak o. Daha önceki yazılarda pek az arkadaşla temasım olan bir çocukluk geçirdiğimden söz etmiştim, Oliver’da o benden hali buldum; çok yakından, çok derinden. O vakitlerde oyuncaklarımla hergün yeni bir dünya kurar, ağaçlarla sohbet ederdim; yıllar geçti ben 30’uma merdiven dayadım şimdi kedime kitap okuyorum, solan çiçeğime güneş çizip tepesine tutuyorum. Çığlık çığlığa koşturarak, her anını arkadaşlarıyla, yakınlarıyla paylaşarak yaşayan bir çocuk olamadım, hiç de mutsuz değilim bu yüzden. Hayalin sınırsızlığıyla direnmenin çocukluğumun armağanı olduğunu düşünüyorum çünkü. Fazla hayalden, normal olmaya direnmekten; sınırlara, kurallara nanik yapmaktan kimseye zarar gelmez çünkü. Bir sürü şeyi ıskalamışımdır hayatta ama iyi resim çizememeye hayıflanırım bir tek; sadece iyiliğimi ve hayallerimi yitirmekten korkarım, geri kalanı nasıl olsa baştan kurarım…

" Ve kimi zaman uçup uzaklara gitmek istiyordu."
” Ve kimi zaman uçup uzaklara gitmek istiyordu.”

 

Oliver’ı okuduktan sonra bir kez daha düşündüm ki, o çok şanslı bir çocuk çünkü hayalleriyle yaşayabilmesine imkan veren yetişkinler var etrafında. Ona ya da Olivia’ya benzeyen (ve dahi ben ve benzerlerime) çocuklar soluğu pedagoglarda alıyor biliyorum, hayal gücünü çerçevelemeyi marifet sanıyor yetişkin dünyası. “Normal”e hapsolmayan herşey tehlike barındırıyor o dünyada. Bana çocukken, en çok ergenken, sonra yetişkinken en hafif şekliyle “garip” dediler. Hala derler, bulunduğum her yerde. Çantamda boya kalemi taşımam, geniş bir cadde bulduğumda uçak taklidi yapmaya başlamam, düşündüklerimi kendime saklamamı salık veren bakışlarına nanik yapmam garipliktir çünkü. Öyle sanırlar, onlar mutsuzluklarını da gerçekçi olmak sanıyorlar, varsın sansınlar. Hayal gücüyle yoldaşlık edendir asıl kazanan, ben bunu bilir bunu söylerim.İşte bu yüzden belki, Oliver albümümden kayan çocukluk fotoğrafım sanki. Hatta keşke benim çocuğum olsa dediğim bir oğlan. Ama sadece bu benzeşmeden değil ona duyduğum sevgi, çocuk dünyasını bu kadar içeriden yazmak ciddi bir maharettir. İyi çocuk kitabı hayal gücüne sınır çizmeyendir, hayal gücüne sınır çizmeyen bir çocuğun hikayesini bu kadar sınırsız çizmekse BuKitabıÇokSevdim’den sınırsızca övgü alır böyle. Daha iç kapakta “bu harika bir şeye benziyor” diye gülümseten, okuruna her sayfada sığışacak boş sandalye aratan çizimleri de müthiş bir uyumda hikayeyle. Benim içime sinmeyen tek bir cümlesi, tek bir çizgisi yok bu kitabın. Başucunuzda yer açın bence, dönüp dönüp okuyacağınız eşssiz bir kitabınız olacak. Dikkatle bakın bir de, trendeki kaçak yolcuyu bulunca çok şaşıracaksınız!

" Kendini herkesten farklı hissetmiş olanlara" adamış yazarı Oliver'ı
” Kendini herkesten farklı hissetmiş olanlara” adamış yazarı Oliver’ı

Oliver, Birgitta Sif tarafından yazılıp resimlenmiş. Aslı Motchane tarafından çevrilmiş ve Kır Çiçeği Yayınları tarafından yayınlanıyor.

Ben yazarın anlattıklarının yarısını anlayabildim, tamamını anlayan bana da anlatırsa sevinirim:)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close