Yazı kategorisi: Okul Öncesi - 5+

Kokulu, İpli, Parisli Bir Macera: Şerlok ve Kayıp Başyapıt

Beni tanıyan herkesin cebinde bana dair birkaç not vardır. Kedileri çok sevdiğim gibi mesela. Ve kitapları. Doğrudur, çok severim kedileri ve kitapları. Ya resimli kedili kitapları? Onlara bayılırım pek tabii. Bu da doğru. Polisiye severim sonra. Resimleri ve müzeleri de. Öyleyse, nasıl olur da bugüne dek Şerlok ile tanışmamış olabilirim ben? İşte, bu bir muamma. Birlikte çözeriz umarım.

Şerlok siyah beyaz bir kedi. Adından anlaşılacağı üzere, bir dedektif kendisi. “Uluslararası” olanından hem de. Mesleğinin en ünlü ismi. Düşünün ki, Mona Çiza (evet, Ç ile) çalınınca soluk soluğa onu arıyor ünlü galerici Mösyö Gravyer. Bu kadar başarı, şan şöhret ile yaşamak kolay değil elbette. Tatili dinlenmesi pek az, koşturması tükenmeyen bir hayatı var Şerlok’un ama o şikayetçi değil halinden. Gizemler çözülmek içindir ve görevler ertelenemez ünlü dedektife göre. Koşar ipuçlarının peşinde o şehirden bu şehre.

Son macerasında “sanat ve peynir kenti” Paris’e düşer yolu. Mona Çiza’nın boş çerçevesinin karşısında başlar soruşturmasına. Gözler büyüteçte, elde not defteri, sorar şüphelileri yazar delilleri. Kuytu köşelerdeki minicik detaylarda gezinir gözleri. Ve işte, cebindedir artık biricik ipucu.

Kayıp bir resim, bol ödüllü bir yarışma, sanatçı dostların ziyareti, günlük güneşlik havada sıkı sıkı sarınmış bir gizemli, gala davetiyeleri, karnaval giysileri ve meşhur Paris cafeleri. Şerlok ipuçlarının peşinde gezindikçe yeni bir dedektiflik maharetiyle tanıştırır okuru ve macerasına ortak eder onu. Mona Çiza kimin elinde? Büyük ödüle en çok kim sevinir? Şerlok’un elinde hangi ipuçları var? Galaya katılanları böyle şaşırtan ne? Elden kaçan suçluların başka planları var mı? İyi bir dedektifin en güçlü özelliği ne olmalı?

Şerlok her yeni sayfada yetişkinlerin aşina olduğu dedektiflik klişeleriyle tanıştırıyor genç okurunu. Dikkatle incelemenin, izler arasında bağlantılar kurmanın, çıkarımlarla ilerlemenin önemini son satırına dek merak uyandırmaya devam eden bir maceranın içinden anlatıyor. Paris’in sokaklarında gezinirken yapıyor bunu üstelik. Sanat galerileri, heykelli meydanları, çiçekli parkları, cıvıl cıvıl cafeleri, yollarda bisiklet yarışları; koşturan, oturan, eğlenen insanlarıyla yaşayan bir kent tasvirinin içine çağırıyor okurunu. Bolca peynir çeşidini tanımak da cabası.

Şerlok ve Kayıp Başyapıt Helen Hancocks tarafından yazılıp resimlenmiş. Ali Berktay’ın çevirdiği kitap Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanıyor. Şerlok’un bir de Hollywood macerası var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s