Uzun yıllardır hayatımı kedilerle paylaşıyorum. İlkokuldayken Boncuk vardı bahçede, evden taşınırken Boncuk’u yanına almama izin çıkmadı. ‘Kediler köprüler geçer, şehirler değiştirir yine de bulur sevdiklerini’ diye bir şey çalınmıştı kulağıma, yeni evin ne kadar yakın olduğunu düşündükçe dünyanın en büyük sırrı cebimde gibi sırıtıp durdum. Olmadı, Boncuk hiç gelmedi, dahası eski mahalleyi ziyarete gittiğimizde de yabancıymışım gibi baktı bana. Okumaya devam et “Ay Işığında Seslenirdim Sana: Bir Kedi Olsaydım”
Yazar: Işıl Kızılırmak
Sonsuz Mavilikte Sınırsız Düşler: Gökte Kuşlarla
Evde kiminle yaşıyorsun? Ailenle. Okula kiminle gidiyorsun? Arkadaşlarınla. Yolda yürürken de komşularını, tanıdıklarını görüyorsundur büyük ihtimalle. Sokakta kediler, köpekler. Gökte kuşlar. Hayli olağan bir düzen işte. Peki ya bazılarımız yeteneklerinin farkında değilse ve bu durum günlük yaşamı zora sokuyorsa? Okumaya devam et “Sonsuz Mavilikte Sınırsız Düşler: Gökte Kuşlarla”
Bizim Kaldırımdan Ses Veren : Seto Bal
Bu, Deniz ile Seto’nun, Mavi ile Deniz’in, komşularını sevenlerin hikâyesidir. Bu hikâyede hayat, gökkuşağının altında keşfedilir ve kedilerin sınırlarına saygı duyulur. Bu hikâyenin kahramanları karşı kaldırımdan bakılıp gülünenlerdir biraz da. Okumaya devam et “Bizim Kaldırımdan Ses Veren : Seto Bal”
Tüylü ve Gemili: Vira Vira Kediler
Alfonso, o tatlı kedicik, akşamlardan bir akşam turlarken limanın yakınlarında, öyle şeyler işitti ki tüylü kulakları, dili bıyıklarının etrafında neşeli turlar atmaktan alıkoyamadı kendini. Evet, bugüne dek görülmemiş bir balık avından dönüyordu bir gemi ve bekliyordu kasabalıyı sıra dışı bir ziyafet. Okumaya devam et “Tüylü ve Gemili: Vira Vira Kediler”
İçi Kıpır Kıpır, Dışı Rengârenk Bir Keşif : Müze
İki yıl önce bu mevsimde bir müzede ağladım. Nasıl olduğunu hiç bilmiyorum, kalp ritmim hızlandı ve gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Etrafımdaki insanlar bana biraz şaşkın biraz da kınayan gözlerle baktı. Oysa çok sessizdim, onların seyir zevkini engellemiyordu benim duygularım. O ressama hayrandım, özellikle de o tablosuna. Okumaya devam et “İçi Kıpır Kıpır, Dışı Rengârenk Bir Keşif : Müze”