Limandaki benzerleri arasından kolaylıkla seçilen, temizliğe pek önem vermeyen ve zorbalığı kural sayan tayfasıyla bir gemi; Aheste. Tayfasına hiç benzemeyen, kitaplara, keşiflere ve kişisel düzenine düşkün bir kaptan; Efendi Dandolo. Venedik’ten Suriye’ye doğru bir yolculuk ve dürüstlüğü ile kaptanın dikkatini çekmeyi başaran genç Miço Orso. Okumaya devam et “Açık Denizlerde Sarı Lüleler: Gizemli Miço”
Yazar: Işıl Kızılırmak
Alev Alev Bir Özgürlük İlhamı: Pippi Uzunçorap
Yitirilmiş ebeveynler, farklı çoraplar, garip bir villa, bolca düş gücü, yoldaş bir maymun – Bay Nilsson-, kocaman ayakkabılar, verandada bir at, pek çok maharet, yerçekimine meydan okuyan turuncu iki örgü. Sıradışı bir kızdı Pippi Uzunçorap, gerçekle bağı biraz zayıftı ve “dünyanın hiçbir polisi onun kadar güçlü olamazdı”.
Okumaya devam et “Alev Alev Bir Özgürlük İlhamı: Pippi Uzunçorap”
Umutlu Bir Bahar Dansı: Morris Micklewhite ve Turuncu Elbise
Mart ayı boyunca Bu Kitabı Çok Sevdim’de toplumsal cinsiyet meselesine dair yüksek sesle konuşan kitaplardan söz ediyorum iki yıldır. Bedene atanan sınır ve yargıları yıkmaya niyetli, eşitlik ve özgürlükten yana, “böyle gelmiş böyle gitmez” diyen kitaplardan. Bilinmeyen ülkeleri keşfe çıkan cesur kızlardan, pembeye tutkun oğlanlardan. Okumaya devam et “Umutlu Bir Bahar Dansı: Morris Micklewhite ve Turuncu Elbise”
Surete İlişen Kelebekler: Malena’nın Aynası
Bazı meseleler vardır, fazlasıyla sarih görünür başta, kısacık bir değini yeterlidir onlar hakkındaki konuşmayı tamamlamaya. Herkes karşısındakinin de benzer şeyler düşündüğünü bilir sanki, bu yüzden uzatmaz sözü. Diğer yandan sanki birer dipsiz kuyudur bu meseleler, sözler, saatler tükenmez onlardan bahsederken. Ortaklaşılır ortaklaşmasına ya, ortaklaşılan her ne ise yaşayışı başka başkadır. Okumaya devam et “Surete İlişen Kelebekler: Malena’nın Aynası”
Bir Dayanışma Sirki: Ö.T.E.K.İ. (Gizli Topluluk)
Franz Kopf, on yaşında, okulun popüler çocuğu ya da öğretmenlerinin gözdesi değil, herhangi bir şeyde ‘en iyi’ olmakla alakası yok; adlı adınca ‘normal’ bir çocuk işte. Yani onlardan biri değil; köşelerde tek başına oynamaz, boyu çok uzun değildir, kendine has bir giyim tarzı yoktur, yürüyüşü herkesinki gibidir. Franz Kopf, on yaşında, bir ‘öteki’ değil. Ambliyopi diye bir terimle tanışmadan önce değildi en azından. Okumaya devam et “Bir Dayanışma Sirki: Ö.T.E.K.İ. (Gizli Topluluk)”