Her şey sicili pek de temiz sayılamayacak bir antikacının, şehirdeki herkes tarafından tanınan Bayan Amat’a yazılmış eski bir mektuptaki imzayı tanımasıyla başladı. 1925’te atılmış bu imza, Barcelona denince akla gelen görkemli yapıların mimarı Gaudi’ye aitti ve satırlarında Sagrada Familia’daki büyük bir sırrın bahsi geçmiyor olsa bu mektup antikacı için sadece iyi bir satışın konusu olabilirdi.
Okumaya devam et “Mahzenden Taşan Macera:Gaudi’nin Gizemini Çözen İki Kafadar”Baktığımız Her Yerde Sorular Var: Peki Nasıl?
Çocukken dünyaya karşı çok meraklıyız. Her an yeni bir şeyle karşılaşıp, yeni bir bilgiyi ekliyoruz zihnimize ve hayat temelde iki sorunun etrafında şekillenmeye başlıyor. Gökyüzü mavi, kaşlarımız var, dinozorların isimleri upuzun: Neden? Saçımız uzar, balıklar su altında nefes alır ya da taş suda kayar: Nasıl?
Okumaya devam et “Baktığımız Her Yerde Sorular Var: Peki Nasıl?”Dilden Dile Çiçeklenen Şarkı: Gümbür Gümbür
Suspus’u okuduğumda öyle etkilenmiştim ki kitap hakkında iki kelime yazamamıştım. Neden ve ne çok sevdiğimi anlatabilmek vakit almıştı. Uzağımda olmasına tahammül edemediğim kitaplarımdan biri oldu sonra çünkü kasvetli, gri şehirlerde gözünüze değen tek bir göz soluklandırabilir sizi, sesinize çarpan bir tek ses.
Okumaya devam et “Dilden Dile Çiçeklenen Şarkı: Gümbür Gümbür”Hep Orada ve Şimdi Yanında: Petra
Gün doğar. Işık. Sonra gece, karanlık yeniden. Yeniden, ışık. Zaman geçer. Gün değişir, aylar, mevsimler. Yıllar geçer. Değişir hayat. Yürürüz, büyürüz. Değişir. Her şey. Her şeyin ve herkesin yeri değişir. Zaman, mekân, varlık, his; hayat değişir.
Okumaya devam et “Hep Orada ve Şimdi Yanında: Petra”Keşfetmenin Coşkusu: Çocuk Kitaplarında Müzeler
Pandemi koşulları hayata karışmaya daha fazla imkân tanır olsa da hala masa başında bolca vakit geçiriyoruz. Ben de bu mesaiye biraz olsun keyif katabilmek için 18-24 Mayıs tarihleri arasındaki Müzeler Haftası için yazdığım yazıyı paylaşmaya karar verdim.
Okumaya devam et “Keşfetmenin Coşkusu: Çocuk Kitaplarında Müzeler”