Dayanışmanın Binbir Yüzü: Serüvenli Surat

Kendimi bildim bileli sağlık açısından bahtsız biriyim yazık ki, sürekli ağrı çekerim. Ama yine kendimi bildim bileli ağrılarla, hastalıklarla oyun oynamayı da severim.  Baş ağrılarımda mini mini insanlar ellerinde dev matkaplar, silindirlerle falan çalışma yaparlar kafatasımda. Dayanılmaz mide ağrılarım başladığında içeceğim ilacı çok çok seven, karnı bir tek onunla doyan devin acıktığını düşünürüm. Ateşim çıktığında Eskimolar kovalarla buz taşıdılar eklemlerime geçen hafta. Dünyaya hayalin gözüyle bakmaktan vazgeçmiyorum yani. Ve Serüvenli Surat gibi, hayatı hayalle harmanlayan kitapları sevmekten. Okumaya devam et

Reklamlar

Tüm Uğursuzlar Birleşin: Benim Adım 13

Yeni kahramanımız şirin ve biraz dertli bir kedicik. Dertli çünkü rengi kara, dertli çünkü adı 13. Kimileri için yürüyen bir uğursuzluk yumağı o. Dertli çünkü insanlar akıllıca tek bir açıklama getiremedikleri batıl yargılara pek meraklı. Neyse ki 13 bunlara baş edecek kadar cesur, hayata dört elle sarılacak kadar inatçı. Okumaya devam et

Derken Gülümseme Yüzden Yüze: Doni ve Arkadaşları

Çocukken arkadaş edinme konusu sıkıntılıydı benim için. Arkadaş olarak seçilme hususunda etrafımdakilerin hepsinden çok daha şanslıydım, biliyorum. Şartlar gereği herkesin arkadaş olmak istediği kızdım, hele okulun ilk yıllarında. Arkadaşım olmak için uzatılan ellere yanıt verir ama çekingenliğim yüzünden gerçek bir arkadaşlık edinemez, kıvranır dururdum. Yıllar beni hiç değiştirmedi, hala insanlarla tanışma faslı zorludur; kendim olabilmem zaman alır, çoğunlukla da olamam. Çok insanla tanış olmayı, konuşabilmeyi önemser ama az arkadaşlı olmayı tercih ederim. Bilmem, belki de bu yüzdendir yüzümün sıkça asılıyor olması. Bu kanıya nereden mi vardım? Doni’den. Okumaya devam et