Yıllar Geçse De Üstünden: Cesur Fırfır

Cesur Fırfır

Cesur Fırfır

Herkes için böyle mi bilmem ama ben hayatımda karşılık bulan; bir anıma ya da hayalime değen “şey”leri daha çok seviyorum. Onların yeri ayrı oluyor. Cesur Fırfır da böyle bir kitap benim için. Ki her okuyan için de öyle olsun isterim. Sonuçta bu koca ormanda hepimiz bir şekilde kayboluyoruz. Ve eve dönmek için boyumuzdan büyük maceralara atılmamız gerekebiliyor. O maceralardan biri bu kitapta işte. Yıllar geçse de aklınızın bir köşesinde kalmaya devam edecek bir öykü: Cesur Fırfır.

Mavi kapılı bir evde çok sevdiği sahibiyle yaşayan miniğin adı Fırfır. Kendisi bir oyuncak tavşan. Bir orman gezintisinde sahibinin cebinden düşüveriyor. Orman büyük, ağaçlar uzun. Fırfır’ın boyutlarında biri için çok mu çok uzun. Ama  Fırfır kararlı, eve dönecek. Peki bu ses neyin nesi? Kocaman bir ayı. Tek bir sesiyle yere çalar Fırfır’ın zaten tam oturmamış cesaret üniformasını. Oysa korkmaya hiç gerek yok, ayı kış uykusuna yatmadan önce Fırfır’ı evine götürmek isteyen bir yoldaş sadece. Miniğimiz kurulur ayının sırtına, başlarlar yolculuğa. Asıl dert de o zaman çıkar ortaya, ayının uykusu bastıdıkça bastırır, nerede uyursa bütün kışı orada geçireceğinden Fırfır onu uyanık tutmak için türlü yollara başvurur ve başarır da. Ayı Fırfır’ı evinin kapısına dek getirir. Sıcacık evinde uykusundan eden sorular üşüşür Fırfır’ın başına sonra: Ayı nerede? Ya uyuyakaldıysa ormanın orta yerinde? Mağaraya varabildi mi? Cesaret üniforması üzerinde (bu kez tam oturmuş olarak)  çıkar evden Fırfır, kendisine yardım eden dostuna o da uzatmalı elini. Boyundan çok büyük bir maceraya atılır böylece. Kocaman bir ayıyla minicik Fırfır’ın ağaçlardan bile büyük dostluğu bu macerayla daha da büyür işte.

Fırfır ile Ayı

Fırfır ile Ayı

Cesur Fırfır’ı ilk okuduğumda çok sevmiş ama edinememiştim, aklımın bir köşesindeydi hep. Aradan yaklaşık iki yıl geçtikten sonra tekrar kavuşmuş, bu kez daha da iştahla okumuş, hatırladığımdan da güzel bulmuştum. Karşıtlar arasında gelişen dostlukların hikayesine sık rastlanıyor biliyorum ama Fırfır ile Ayı’nın ki bambaşka bence. Elbette bu bambaşkalık halinin en önemli nedeni çizimleri. Bana bu öyküden söz edilip, yüzlerce Fırfır ve Ayı çizimi getirilseydi önüme “bu ikisi işte” derdim. Detaycılıktan uzak, basit ve çok başarılı çizimler. Hele Ayı ile karşılaştıkları anda Fırfır’ın halini anlatan  çizime bayılıyorum.

Cesur Fırfır benim için bir çocuk kitabından çok başka bir şey. Çok zor bir zamanımda bu öykünün ormanı, ağacı, yardım eli bambaşka anlamlar kazanmıştı. Yolumu fena halde kaybetmiştim, üstelik sürekli ağaçlara toslayıp durduğum için ağır yaralıydım. Sonra bu kitabı armağan ettiğim bir dost eli beni arayıp durduğum yolun kenarına getirmiş, ilk adımımı da sevinçle izlemişti. O yoldan sapsam bile cesareti hiç ayırmadım yanımdan bir daha. Bu kitabı okuyan herkesin, çocuk ya da yetişkin herkesin Ayı’nın yerine koyacak bir yoldaşı olsun dilerim. Ve  dünya dursa da onu unutmamasını…

Angela McAllister tarafından yazılıp, Tiphanie Beeke tarafından resimlenen Cesur Fırfır’ın çevirmeni Sevgi Atlıhan ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s