Paylaşmakla Tükenmez Sevgi: Memo ve Ay

Şimdi bir yolculuğa çıkıyoruz. Yollar eğri büğrü, evler yamru yumru, adımlar sağa sola… Cetvelsiz bir dünyaya doğru yani. Hiçbir şeyin düz olmak zorunda olmadığı, günlerin çerçeveye sığmadığı, tüm hayallere yeter gücünüzün ölçülüp biçilemediği. Koca koca dağlar yanyana dizilmiş ya, ha işte onları adımlamaya; söylemesi pek zor isimli büyücek denizleri aşmaya. Göğe tırmanmaya, yıldızlara dokunmaya. Şimdi bırakın asla tükenmeyecek işleri bir kenara. Zamanı bölüp parçalamaya son verin. Gidiyoruz! Çocukluğa, Memo’yla.

"ufak tefek bizim Memo"

“ufak tefek bizim Memo”

Memo, bir küçük oğlan. Hem de nasıl. Evler kocaman yanında; ağaçlar, kuzenler, komşular… Ama en çok kalbi. Kalbi ki içinden annesi taşar, kalbi ki aşar yıkar konulan tüm sınırları. Memo annesine br hediye vermek istiyor ama öyle bir hediye olmalı ki bu: Annesi gibi… Eşsiz! Memo’nun boyu küçük derdi büyük yani. Var mı bu dünyada anne kadar eşsizi? Aslında bir tane var galiba:

“Değil mi ki, herkesin annesi bir tane,

Gökteki Ay tam ona göre bir hediye!”

Memo ki, koca yürekli bir küçük oğlan. Ay ki taa göğümüzde, parlar her gece. Ne yapmalı da ulaşmalı bu eşsiz hediyeye? Babası alsa omzuna onu? Hem bir parça da ona verirdi hediyesinden. Yok, baba yetmez elbet Ay’a dokunmaya. Kuzenler? Neden olmasın? Olmadı mı? Komşular. Ve dahi tanımadığı onlarca insan. Ve pembe arabalar. Ve zürafalar… Sözünü tutsa iyi de, e ne kalacak o kocaman Ay’dan elinde? Yürüdü Memo, annesine sevgisini büyütüp yüreğinde. Piramitler gördü, heykeller, gemiler… Kuşlar ve rengarenk balıklar. Dağlar, tepeler ve denizler. Ağaçlar gördü Memo. Yürüdü. Dünyamızı adımladı. Gördü ve öğrendi Memo. Yürüdü ve büyüdü. Ve yolunu bekleyenlerle buluştu gözleri. Bildi Memo, bu yolculuğa birlikte çıkmışlardı ve Ay da tıpkı dünyamız gibi kocamandı, yeterdi herbirimize fazlasıyla. Yıldız yıldız dağıldıkça büyürdü Ay ve en kocaman parçası kalbinin, annesine aittir.

"Az gitti uz gitti, dere tepe düz gitti..."

“Az gitti uz gitti, dere tepe düz gitti…”

 

Memo ve Ay uzun zamandır kulağıma çalınıyordu nedense geç tanıştık. Yetmedi, türlü aksilik peşimi bırakmadı doyasıya yazıp anlatamadım. Hayıflanmayı bir kenara bırakıp başlayayım: Memo ve Ay başucunda saklanacak kitaplardan. Sevgi ve büyümek çocuk kitaplarının en karşılaşılan konularındandır ama böylesine naif, böylesine sıcacık anlatılanı; insanın burnunu sızlatanı, yüreğinde kelebek uçuranı azdır. Memo ve Ay, çocuk bir kitap. Yok, eksik bir cümle kurmadım. Bende uyandırdığı his tam olarak bu: Çocuk kitap. Cetvellere, hesaplara, sınırlara tekme savuran minik ayakların kitabı. Çok övülen yetişkin dünyasına nanik yapıyor Memo ve diyor ki : Paylaşmakla tükenmez gülümseme, paylaştıkça çoğalır işte sevgi. Memo’yla tanışın. O, Ay’a bakıp büyürken yolunda ; inat edin siz kendi yolculuğunuzu geri sarmaya, hiç ihtiyacımız yok çünkü yetişkinlerin değişmez sınırlarına!

"İşte o zaman kendi kendine dedi ki: Herkese Ay'dan birparça vermeli"

“İşte o zaman kendi kendine dedi ki: Herkese Ay’dan birparça vermeli”

Daha önce pek çok yazıda da söz ettiğim gibi, tutkunu olduğum tüm resimli kitaplarda eşsiz bir uyum vardır. Harika öyküleri kendilerine pek de iyi yol arkadaşı olamayan resimlerle gördüğümde üzülürüm. Yine pek çok muhteşem resmin, güzel sözcüklerle tanışamamasına dertlenirim. Hayalgücünün iki hünerli işçisi, ayrı kaldıklarında değerlerinden yitirmiyorlar elbet ama işte o uyumla birleştiklerinde artık bir resimli kitaptan fazlası oluyor o; bizim öykümüz, bizim kahramanımız, hayalimiz, gülümsememiz… Memo ve Ay işte böyle bir “bizim kitap”. Kalemi kağıtla ilk buluşturduğumuzdaki kadar uçarı çizimleri. Bazı kitapları okuduğunuzda çok şey kazanırsınız muhakkak ama Memo ve Ay okumazsanız kaybedeceklerinizden.

 

"Sonunda bizim küçük oğlan annesine ayırdı parçaların en güzelini"

“Sonunda bizim küçük oğlan annesine ayırdı parçaların en güzelini”

Memo ve Ay, Alice Briere- Haquet tarafından yazılmış, Celia Chauffrey tarafından resimlenmiş. Sumru Ağıryürüyen tarafından – Küçük Prens’ten aşina olduğumuz o enfes diliyle- çevrilmiş ve Mavibulut tarafından yayınlanıyor.

 

Bu vesileyle yamru yumru evlerin, bina boyunda insanların ve patlamak bilmeyen yanardağların eksik olmadığı resimlerimi saklayan anneciğimi de öpeyim. Evin üzerine çarpı atıp, yola revan olduğum resmim benim de Memo gibi küçük çaplı bir dünya turuna çıkmaya hazırlandığımı düşündürüyor.

o yanardağ buraya gelecek!

o yanardağ buraya gelecek!

 

 

 

Reklamlar

2 thoughts on “Paylaşmakla Tükenmez Sevgi: Memo ve Ay

    • yanıtlamakta biraz geciktim ancak tüm yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
      yeni yazı çok yakında gelecek.

      sevgiyle, renkle.
      ışıl

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s