Evlat edindiğini düşündüğü insanı ortadan kaybolunca kendisini bir barınakta ve ardından yeni insanlarının evinde bulan dedektif ruhlu köpek Dost – Kral’ın yeni macerasına hoşgeldiniz! Yediği her yiyeceği çok seven tüylü dedektifi en son bir havaalanında, yola hangi insanıyla devam edeceğini düşünürken bırakmıştık. Okumaya devam et “Dedektif Dost : Karışan Köpekler Vakası”
Yazar: Işıl Kızılırmak
Tacı Ananastan Bir Oyunbozan: Maymun Kral
Kıskançlık, kör inat gibi makbul sayılanlar dışında, olumsuz özelliklerini göğsünü gere gere kabul eden insan pek azdır. Kimse “çok çalışkanım” der gibi övünçle, “ben tam bir oyunbozanım” demez örneğin. Çünkü oyunu bozmak zamana yayılmadan, başka bir etkileşime ihtiyaç duymadan, tam da o anda, başkalarına değmektir. Fazladan sorumluluk demektir, fazladan üzüntü. Okumaya devam et “Tacı Ananastan Bir Oyunbozan: Maymun Kral”
Terlikçiler ve Perdeciler: Senin Gibi Olmak İstiyorum!
Bir kediyle aynı evi paylaştıktan sonra ona benzemek istemeyen yoktur sanırım. Bu kadar başına buyruk, bu kadar mağrur, bu kadar kusursuz olmayı kim istemez? Kendi kurallarını koyarken başkalarının kurallarını itina ile yıkan, her daim sürprizlerle dolu, yürüyen sevgi yumaklarıdır onlar. Onlar size uymaz, siz onlara uyum sağlamak için çabalarsınız. Bilirsiniz işte, kediler benzersizdir ve onlara öykünmemek güçtür. Okumaya devam et “Terlikçiler ve Perdeciler: Senin Gibi Olmak İstiyorum!”
Gökten Yağan Neşe: Bilyeler
Duyguyu biçimlendiren paylaşımdır biraz da. Mutluluk paylaştıkça artar, üzüntü dostlarla birlikte sırtlanınca azalır, böyle biliriz. Bazen de duygu sadece büyür. Artmaz, büyür; etrafındaki herkesi içine katıp yoğunlaşır. Kaygı mesela böyle bir duygudur. “Bu işin sonu ne olacak?” diye düşünmeye görsün biri, göz bebekleri büyümüş on kişi oturur yamacına. Okumaya devam et “Gökten Yağan Neşe: Bilyeler”
Zorlu Görevlerin Aranan İsmi: Astronot
Anılar biriktirdik. İnsanlar biriktirdik. Kırıldık, güldük, koştuk, yorulduk. Değiştirmek istediğimiz çok şey oldu. Değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceğini bildiklerimiz. Haksızlığa uğradık, haksızlık da ettik. Yüzünü bir daha görmek istemediklerimizle kesişti yolumuz, sarıp sarmalayıp yamacımıza kattıklarımıza değdi hayatımız. Bildik, gördük, donandık. Değişen takvim yapraklarına bunca değer verişimiz belki de bundandır; yaşadıklarımıza iki adım uzaklaşıp bakabilme molası tanıdığından bizlere. Bir yılı daha uğurluyoruz, bambaşka şeyler bekleyeceğiz yenisinden. Ama en çok umut… Okumaya devam et “Zorlu Görevlerin Aranan İsmi: Astronot”