Duyguyu biçimlendiren paylaşımdır biraz da. Mutluluk paylaştıkça artar, üzüntü dostlarla birlikte sırtlanınca azalır, böyle biliriz. Bazen de duygu sadece büyür. Artmaz, büyür; etrafındaki herkesi içine katıp yoğunlaşır. Kaygı mesela böyle bir duygudur. “Bu işin sonu ne olacak?” diye düşünmeye görsün biri, göz bebekleri büyümüş on kişi oturur yamacına. Okumaya devam et “Gökten Yağan Neşe: Bilyeler”
Yazar: Işıl Kızılırmak
Zorlu Görevlerin Aranan İsmi: Astronot
Anılar biriktirdik. İnsanlar biriktirdik. Kırıldık, güldük, koştuk, yorulduk. Değiştirmek istediğimiz çok şey oldu. Değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceğini bildiklerimiz. Haksızlığa uğradık, haksızlık da ettik. Yüzünü bir daha görmek istemediklerimizle kesişti yolumuz, sarıp sarmalayıp yamacımıza kattıklarımıza değdi hayatımız. Bildik, gördük, donandık. Değişen takvim yapraklarına bunca değer verişimiz belki de bundandır; yaşadıklarımıza iki adım uzaklaşıp bakabilme molası tanıdığından bizlere. Bir yılı daha uğurluyoruz, bambaşka şeyler bekleyeceğiz yenisinden. Ama en çok umut… Okumaya devam et “Zorlu Görevlerin Aranan İsmi: Astronot”
Aynadan Yansıyan Sanat: Tablodaki Prenses
Bu gizem dolu yolculuk postacının kapıyı çaldığı anda başladı. Zarf Özgür’e gelmişti, gittiği her ülkeden kızına mektuplar göndererek ona dünyayı gezdiren babasından. Üstelik zarftan çıkan kartpostalda yer alan resmin hikâyesinden söz etmeyi de ihmal etmemişti babası: Ressamı Velasquez’di, resmin ortasındaki küçük kız ise İspanya prensesi Margarita- Teresa. Özgür resme baktıkça yeni bir detayı keşfetti, keşfettikçe soruları arttı durdu. Okumaya devam et “Aynadan Yansıyan Sanat: Tablodaki Prenses”
Bir Bilene Danışmak : Öpücük Ne Renktir?
Günlerden çarşambayı, renklerden moru severim. Siyahı, bir de bordoyu. Girdiğim her mekânda, amacından bağımsız olarak, önce moruna tav olurum nesnelerin. Siyah ve bordo ile bağım ergenliğin çalkantılarında başlasa da mora tutkum ezeldendir, resim defterlerimde hâlâ izini sürerim. Her neyse, son günlerde en sevdiğim renklerden emin olup olmadığımı düşünüyorum, değiştirilemez kararlarmış gibi… Denize ve göğe baktığımda en mutlu anlarımı yaşıyorum, bulutlara, dalgalara âşığım. Okumaya devam et “Bir Bilene Danışmak : Öpücük Ne Renktir?”
Şimdi Kimin Zamanı? : Mevsimler
Yakın zamanda zor günler geçirdik. Daha zorlarının yine yakın zamanlarda kapımızı çalacağını biliyoruz. Ağaçlara dev saksılara ekilen peyzaj ürünleri muamelesi yapıp, dere yataklarına siteler kurunca; sefil durumdaki altyapıyı zerrece umursamayıp, gökdelen temellerini alkışlarla attıkça, insanlar dolmuş tepelerine tırmanıp boğulmamaya çalışıyorlar elbette. Şehrin içinde yaşam alanı bırakılmayan yüzlerce hayvan yine insanların bencilliğinin bedelini ödeyerek, yaşamlarını yitiriyor. Dünyanın en güzel şehirlerinden biri beton bir labirent haline geliyor ve en sıradan doğa olayı bile hayatta kalma provasına dönüşüyor. Okumaya devam et “Şimdi Kimin Zamanı? : Mevsimler”