Kırları sever misin? Gökyüzünü ve kuşları? Denizleri mesela? Ya, ağaçları? Sarılmayı, koşturup gülüşmeyi? Cevabın evet ise, çok mutlu olmalısın, hem hayatın tadını doyasıya çıkarıyorsun hem de yalnız değilsin. Okumaya devam et “Gece Gezgini: Uyumadan Önce Kanguruyu Öpeceğim”
Esen Yele Karışan Türkü: Papağanın Diriliş Öyküsü
Güzel yeşil tüyleri olan bir papağan vardı. Tünemek için yanlış bir yer seçmişti, hepsi bu. Hepsi buydu, belki biraz da merak. Kayıverdi bir yıldız gibi. İşte o andan sonra her şey değişti. Okumaya devam et “Esen Yele Karışan Türkü: Papağanın Diriliş Öyküsü”
Gökkuşağının Çağrıcısı Olanlar: Vincent ve Camille
Sarının, turuncunun her bir tonunun dans ettiği bir manzarada, mavinin her tonunu kuşanmış bir adam ile yeşiller içinde bir kadın duruyor. Ortalarında da maviyi ve yeşili çok seven bir oğlan; Bay Vincent’a yardıma gitmek için hazırlanan Camille. Okumaya devam et “Gökkuşağının Çağrıcısı Olanlar: Vincent ve Camille”
Gözleri İle Bakanlar: Pire ve Diken
Zorba oğlanların türlü eziyetine maruz kalan, hayli çekingen, hatta görünmemeyi iş edinmeye başlamış olan Piero ile parmaklarını prize sokmuşçasına dimdik, kırmızı saçları, göz alıcı renkli giysileri, akıl almaz derecede kısa boyuyla ters orantılı özgüveni ile Pien’in hikâyesi bu. Oğlanlar aşağılamak için Piero’ya Pire diyorlar, o da yeni adına el mahkum katlanıyor, Pien ise saçlarından dolayı edindiği Diken lakabını gururla taşıyor. Okumaya devam et “Gözleri İle Bakanlar: Pire ve Diken”
“Açgözlü Olmayan Yürek Bulur Hazineyi” : Korkusuz Isabelita
Bu yazı, sınırların belli, özlemlerin sonsuz olduğu, kızlara yaraşır kabul edilen bir hayattan ayak basılmamış bir adayı keşfe uzanan yolculuğun sonunda kendini, cesaretini, gücünü, babasını, doğayı, hayvanları, insanların sahip olma hırsını ve gelecekteki mesleğini bilip öğrenen Korkusuz Isabelita hakkındadır. Okumaya devam et ““Açgözlü Olmayan Yürek Bulur Hazineyi” : Korkusuz Isabelita”