Biricik Hayal Yoldaşım: Kumkurdu

Kumkurdu’nun bendeki yeri malum. Her zaman her yerde beni bekleyen dost omzudur . Eğlenceli yol arkadaşı, her sorunun cevabını bilen bilge… Deniz üstünde uçmanın hazzı, pantolon ceplerinde taş biriktirme mutluluğu, öğrenmenin keyfi, büyümenin hüznü… Kumkurdu en sevdiğim kitabım, biricik hayal yoldaşım. Kumkurdu! Canım Kumkurdu! Hakkını verememekten korkmuştum bugüne dek, sonunda cesaret ettim  onu yazmaya… Umarım anlatabildim,umarım başucunuzdan eksilmeyecek bir dost edinirsiniz.

Canım Kumkurdu
Canım Kumkurdu

Zackarina küçük ve  yalnız bir kız. Sahilde bir evde, onun isteklerinden çok daha önemli işlerle meşgul olan anne ve babasıyla yaşıyor. Annesi sürekli işe yetişmek zorunda, evde olan babasının ise acil ve önemli işleri hiç tükenmiyor. Çevresinde vakit geçirebileceği bir yaşıtı yok  ama doğayla arkadaşlık etmede maharetli.  Zackarina tüm yaşıtları gibi her şeyi merak ediyor,  yetişkinlerin hayatları ve kuralları ona çok sıkıcı geliyor. Eğlenceli şeylerle vakit geçirmek yerine sıkıcı işlerle uğraşan babasından uzaklaşmak için gittiği sahilde Kumkurdu’yla tanışıyor.  Güzelliği ve bilgeliğiyle kimsenin yarışamayacağı bu ilginç hayvanla kısa sürede dost oluyorlar.  Dünyadaki bütün soruların cevapları bedeni altın gibi parlayan Kumkurdu’nda. Çünkü süper akıllı yapan ayışığıyla ve güneşle besleniyor.  Aslında sandığımızdan  çok daha fazla şeye yeten zamanı , her an her yerde olan sonsuz evreni, hayal kurmak için ideal bir yer olan karanlığı, ödülü kaybedenler aldığında sağlanan adaleti, rüyaları, hayvanları, gerçeği  ve ölümü; her şeyi biliyor Kumkurdu. Zackarina’nın kendine ait dilini bile. İşte bu yüzden işler ters gitmeye, sorular aklını kurcalamaya ve yetişkinlerin dünyası canını sıkmaya başladığı anda soluğu sahilde alıyor küçük kız. Birbirlerini bulmuş oldukları için çok mutlu olan bu iki dost;  tepe üstü durarak ülkelerine isim seçiyor, futbol maçı yapıyor, denizin üzerinde uçuyor birlikte. Kumkurdu, otomobilin arızasını anında çözebilecek ve bebek meleklere bakıcılık yapılabilecek kadar becerekli; burnuna konan kelebeği rahatsız etmemek için kıpırdamayacak ve Zackarina’ya çay daveti için mektuplar gönderecek kadar ince.  Her şeyi bilse de Zackarina’nın sorularına cevap vermiyor; gideceği yolu  işaret etmiyor Kumkurdu.  Hikayeler anlatıp, oyunlar oynuyor dostuyla. Çünkü o, bildiği her şeyi kumdan kaleler yaparken, sonbahar yapraklarını eşelerken ya da yüzerken paylaşacak kadar bilge. Zackarina’nın anneannesinin anneannesini  hatta dinozorları tanıyacak kadar uzun zamandır yaşıyor ve ölümle, karıncalarla, yıldızlarla yoldaş.  Yetişkinlerin çocuk olduklarını zamanları nasıl da hızla unuttuklarını da biliyor, bitmek  bilmeyen koşuşturmaları arasında yitirdikleri şeyin ne olduğunu da. Kumkurdu, can sıkıntısıyla kumları eşeleyen kız çocuğunun bulduğu eğlenceli yol arkadaşı. Bütün soruların cevabını saklayan bir bilge. Kumkurdu, hayat. Tatlı bir hayal. Kumkurdu, aramak ve öğrenmek. Kendisinin de dediği gibi öykünün ta kendisi. Hikayelerin, uydurmacaların, masalların kaynağı. Biraz da büyümek, maalesef.

Asa Lind, bilge kurdun ve meraklı kızın hayata dair sohbetlerini  ne ders veren bir dille yazmış ne de zoraki bir çocuksulukla. Bir zamanlar çocuk olduğunu unutmadan, çocukça yazmış;  merak eden, yetinmeyen, eşeleyen, hayalci ve sınırsız bir dille. Yetişkinlere nedenlerini açıklamadıkları kurallar koymalarının çocukların canını nasıl sıktığını, sorumluluklarının hayatlarını nasıl keyifsiz hale getirdiğini fısıldamış. Pantolon ceplerinde biriktirilenlerin çöp değil sahibine ait çok kıymetli eşyalar olduğunu, örneğin. Kumkurdu’nun  anlattıkları sadece çocukların değil yetişkinlerin de meselesi. Çocuklar öğrenmenin, yetişkinlerin daha derinini öğrenmenin hazzıyla eşlik edebilir bu felsefi sohbetlerde. Dünyanın en tuhaf hayvanları olarak gördüğü insanları bir de Kumkurdu’nun dilinden dinlemek, çocukların yetişkinlere ve dünyaya bakışını anlamaya yardımcı olabilir. Cevapsız sorular içini kemirdiğinde, tüm bilgeliğiyle yanıbaşında bitiveren bir dostu olmasını kim istemez ki? Sırf bu hayalin yarattığı tebessüm bile Kumkurdu’nu okumak için yeterli sebeptir bana kalırsa.

Kristina Digman’ın duru ve sıcak çizimleriyse bu güzel hayalin daha derinine çekiyor okuru. Kumkurdu’nun Zackarina’yla aynı boyda olmasının; çok önemli sorulara yanıt ararken okura ders vermeye çalışmayan, anlattıklarının mutlak doğrular olduğunu söylemeyen tarzın çizimlere yansıması olduğunu düşünüyorum. Hemen unuttuğu şiirler takırdatırkenki heyecanlı, karıncaların davetine “balerin güzeli parti eteği”  ve fiyonguyla katılırkenki mağrur, Zackarina’nın kulaklarının arkasını kaşımasını isteyerken ki masum hallerini görmek Kumkurdu daha  büyük bir kahramana dönüştürmüş bence.  Zackarina’nın soruları, hayali dostunun da hikayeleri  tükenmediği için ikilinin maceraları Kumkurdu, Daha Fazla Kumkurdu ve Daha Da Fazla Kumkurdu isimleriyle seri halinde yayınlanıyor.  Kumkurdu, yalnız kız çocuğunun  yarattığı hayali dostluğun eşsiz bir hayat anlatısına dönüştüğü bir kitap.

 

Yazının ilk hali İyi Kitap Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi’nin 60. sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Reklamlar

Biricik Hayal Yoldaşım: Kumkurdu” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close