Şimdi bir yolculuğa çıkıyoruz. Yollar eğri büğrü, evler yamru yumru, adımlar sağa sola. Cetvelsiz bir dünyaya doğru yani… Hiçbir şeyin düz olmadığı, günlerin çerçeveye sığmadığı, tüm hayallere yeter gücünüzün ölçülüp biçilemediği. Koca koca dağlar yan yana dizilmiş ya, işte onları adımlamaya; söylemesi pek zor isimli büyücek denizleri aşmaya. Göğe tırmanmaya, yıldızlara dokunmaya. Şimdi bırakın asla tükenmeyecek işleri bir kenara. Zamanı bölüp parçalamaya son verin. Gidiyoruz! Çocukluğa, Memo’yla. Okumaya devam et “Paylaşmakla Tükenmez Sevgi: Memo ve Ay”
Yazar: Işıl Kızılırmak
Tüm Uğursuzlar Birleşin: Benim Adım 13
Yeni kahramanımız şirin ve biraz dertli bir kedicik. Dertli çünkü rengi kara, dertli çünkü adı 13. Kimileri için yürüyen bir uğursuzluk yumağı o. Dertli çünkü insanlar akıllıca tek bir açıklama getiremedikleri batıl yargılara pek meraklı. Neyse ki 13 bunlara baş edecek kadar cesur, hayata dört elle sarılacak kadar inatçı. Okumaya devam et “Tüm Uğursuzlar Birleşin: Benim Adım 13”
Çünkü Bu Bir Masal: Dere Tepe Ters
Savaştan dönen bir kral, entrikacı bir kraliçe, babasını çok seven bir prenses, ihanetçi bir başvekil, prenses duyduğu aşktan başka şeyi olmayan bir genç adam, sesine kulak kabartılan, ezgisinde sırlar aranan bir kuş… Sayfaları çevirdikçe karşılaşacaklarımız bunlar. Öyleyse, Dere Tepe Ters aşina olduğumuz bir masal mıdır? Elbette, evet. Saraya küsmüş bir orman, dalları köklerine, kökleri dallarına karışmış ağaçlar, yukarı tırmandıkça dibe doğru ilerlenen bir yolculuk… Sayfaları çevirdikçe karşılaşacaklarımızdan bunları da bunlar. Öyleyse, Dere Tepe Ters aşina olduğumuz bir masal mıdır? Sanırım, hayır. Okumaya devam et “Çünkü Bu Bir Masal: Dere Tepe Ters”
Her Daim Muhteşem Bir Tat: Charlie’nin Çikolata Fabrikası
Bay Willy Wonka’nın çikolata fabrikasının ününü duymuşsunuzdur muhakkak. Fabrika gezisine katılacaklar için paketlere saklanan altın bileti ilk günden bulacak kadar tutkunusunuz belki… Belki kamyonla çikolata yığıyor önünüze aileniz… Belki de ancak kokusunu çekebiliyorunuz içine çikolatanın,fazlasına imkanınız yok. Dert etmeyin; Wonka’nın yakın dostu Dahl hepimize birer pusula hediye etmiş, kendi altın biletimizi bulabilelim diye. Okumaya devam et “Her Daim Muhteşem Bir Tat: Charlie’nin Çikolata Fabrikası”
Gökte Salınan Eğlence: Cici Pisi Tedi Renkli Mutlu Uçurtma
Çocukken bize ait olanı paylaşmayı sevmezdik çoğumuz. Aslnda dünyanın tamamı bize ait olduğundan, sonradan gelen herkes geri adım atmaya mahkumdu. Ama o sıra bizimdi, o salıncak da, bahçe de, balon da… En fazla daimi arkadaşlar kabulumüzdü. Sonradan geleninse vay haline. Bizim olanın etrafına kalın çizgiler çizdik, bize benzemeyeni bir güzel incittik. Ne kadar yanılmışız meğer, hayatın çoğaldıkça keyiflendiğini bilememişiz. Çocukluk işte… Okumaya devam et “Gökte Salınan Eğlence: Cici Pisi Tedi Renkli Mutlu Uçurtma”