Bizim evde iki yatak, üç bisiklet ve dört koltuk var. Bolca kitabımız da var, ama balığımız yok. Ev büyükçe ama biz sığmıyor gibiyiz yine de. Ev arkadaşım, ben giderken de evde, dönerken de. Zaten yatağa arada bir geliyor, koltuklarda tırnakları törpülüyor, bisikletlere bakıp bakıp şaşırıyor; mutfağı güneşlenmek, salonu da pencereden sokağı izlemek için kullanıyor. Kitaplar en çok raflardan aşağı atarken hoşuna gidiyor. Balığımız olsaydı… Olamazdı. Piero ile Marcello’nun varmış işte, dememe kalmadı, uyudu. Okumaya devam et “Bir “Biz”e Yeter: Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello”
Kedili Kitaplar
Kedileri severim. Çocuk kitaplarını da… Kedili çocuk kitaplarını hele, nasıl severim! Elbet dedim, vardır benim gibi bir sürü dost, kedili kitaplar okuyup gülümseyerek uykuya dalan. Çoksunuz biliyorum ve işinizi kolaylaştıracak bir seçki hazırlamaktan dolayı da pek mutluyum. Bu Kitabı Çok Sevdim’in dev hizmeti, Kedili Kitaplar karşınızda! Bol gülümseme, bol kuyruk, bol sevgi, bol mırlama, bol hayal, bol pati… Okumaya devam et “Kedili Kitaplar”
Albümden Kayan Fotoğraf: Oliver
Oliver yaşıtlarına pek benzemiyor, onlar gibi koşup oynamakta hiç gönlü yok. Yapabildiklerini çevresindekilere izletmek için can atmıyor, etrafında biri olsun diye yanıp tutuşmuyor. Yaşıtlarından biraz farklı, aslına bakarsanız herkesten farklı. Ve mutlu. Kendi dünyasında, arkadaşlarıyla. Arkadaşlarının konuşup konuşamaması umrunda değil. Peluş olmalarını da kafasına takmıyor. Oliver, güzelim aklında uçsuz bucaksız bir dünya kurmuş serüvenden serüvene koşuyor. Okumaya devam et “Albümden Kayan Fotoğraf: Oliver”
Önce O Alevini Bir Söndür: Yaramaz Ejderhalar
Kahramanlarımız siz deyin, çok uzak bir gezegenden; ben diyeyim tam burnumuzun dibinden. Bir sürü ejderha düşünün, çoğaldıkça çoğalan. Çoğaldıkça yeri daralan, yeri daraldıkça başka yerlere yayılan, yayılacak alan buldukça daha bir hevesle çoğalan. Ortalık ejderha yumurtasından geçilmez; ormanlar dağlar artık onlara yetmez olunca el mahkum şehirlere düşmüş yolları. Ben diyeyim fabrikalar, siz deyin yollar; dört bir yan olmuş ejderha, e haliyle ortalık bol alevli bir salata. Okumaya devam et “Önce O Alevini Bir Söndür: Yaramaz Ejderhalar”
Paylaşmakla Tükenmez Sevgi: Memo ve Ay
Şimdi bir yolculuğa çıkıyoruz. Yollar eğri büğrü, evler yamru yumru, adımlar sağa sola. Cetvelsiz bir dünyaya doğru yani… Hiçbir şeyin düz olmadığı, günlerin çerçeveye sığmadığı, tüm hayallere yeter gücünüzün ölçülüp biçilemediği. Koca koca dağlar yan yana dizilmiş ya, işte onları adımlamaya; söylemesi pek zor isimli büyücek denizleri aşmaya. Göğe tırmanmaya, yıldızlara dokunmaya. Şimdi bırakın asla tükenmeyecek işleri bir kenara. Zamanı bölüp parçalamaya son verin. Gidiyoruz! Çocukluğa, Memo’yla. Okumaya devam et “Paylaşmakla Tükenmez Sevgi: Memo ve Ay”