Bay Willy Wonka’nın çikolata fabrikasının ününü duymuşsunuzdur muhakkak. Fabrika gezisine katılacaklar için paketlere saklanan altın bileti ilk günden bulacak kadar tutkunusunuz belki… Belki kamyonla çikolata yığıyor önünüze aileniz… Belki de ancak kokusunu çekebiliyorunuz içine çikolatanın,fazlasına imkanınız yok. Dert etmeyin; Wonka’nın yakın dostu Dahl hepimize birer pusula hediye etmiş, kendi altın biletimizi bulabilelim diye. Okumaya devam et “Her Daim Muhteşem Bir Tat: Charlie’nin Çikolata Fabrikası”
Gökte Salınan Eğlence: Cici Pisi Tedi Renkli Mutlu Uçurtma
Çocukken bize ait olanı paylaşmayı sevmezdik çoğumuz. Aslnda dünyanın tamamı bize ait olduğundan, sonradan gelen herkes geri adım atmaya mahkumdu. Ama o sıra bizimdi, o salıncak da, bahçe de, balon da… En fazla daimi arkadaşlar kabulumüzdü. Sonradan geleninse vay haline. Bizim olanın etrafına kalın çizgiler çizdik, bize benzemeyeni bir güzel incittik. Ne kadar yanılmışız meğer, hayatın çoğaldıkça keyiflendiğini bilememişiz. Çocukluk işte… Okumaya devam et “Gökte Salınan Eğlence: Cici Pisi Tedi Renkli Mutlu Uçurtma”
Surların Ardı Bulut : LataŞiba
İnsan dilediği her şeye sahip olabilir, derde tasaya yabancı olarak sonsuz bir keyif diyarında yaşayabilir; geniş soluklar alabilir, ağız dolusu gülebilir. İnsan istediklerini bulamayabilir yamacında, tükenmez kurallar arasında sıkışıp soluksuz kalabilir, yüksek gölgeler altında bunalıp gülümsemeyi unutabilir. İnsan hep aynı kalabilir, her an değişebilir. Bambaşka insanları aynı bulutların üzerine çıkarabilense tek şeydir: hayallerinin peşinden gidip, maceraya atılmaktan çekinmemek. Okumaya devam et “Surların Ardı Bulut : LataŞiba”
Dostum, Dünya Senden İbaret Değil Ki: Miguel
Miguel’in yaşının ya da nerede yaşadığının bir önemi yok bu öyküde. Karşı komşunuz, sıra arkadaşınız, çocuğunuz ya da siz olabilirsiniz. Etrafında akıp giden hayata sadece bakmış, görmek için çok da çabalamamış bir çocuk o. Bir market otoparkında işittiği şiirle kayıp bir hazine haritasına erişen, kâh en yakınındakilerin kâh dünyanın bir ucundakilerin hayatına aniden konuk olan bir çocuk. Okumaya devam et “Dostum, Dünya Senden İbaret Değil Ki: Miguel”
Yo! Yo! Yo! Diye Diye Biten Yolculuk : Mutlu Suaygırı
Hikâyemizin kahramanı biraz mutsuz, biraz meraklı, bir hayli şaşkın. Etrafındaki herkesi bezeyen şahane yetenekler, bir tek onun suya tapan, debelenmekten haz duyan, tembelliğin şiirini yazan iri türünden esirgenmiş sanki. Şunlar harika koşar, bunlar daldan dala atlar, beriki havalara sıçrar… Suaygırları… Suaygırları ise sadece keyif çatar ona göre. Ama bu dinginlik ona göre değildir, ne yapıp etmeli de bu türe ait olmadığını cümle âleme göstermelidir? Okumaya devam et “Yo! Yo! Yo! Diye Diye Biten Yolculuk : Mutlu Suaygırı”