Mor Ağaçlar Diyarından Başvuru Dilekçelerine: Hayalperest Çocuk

Yere doğru süzülen bir kuş tüyünde ateş etrafında çalan davulların sesini duyan bir çocuk Deniz. Sokakta gördüğü bir araba ya da  okuduğu bir satır onu bambaşka diyarlara götürmeye yetiyor. Bizim bilip tanıdığımız dünyadaysa hayvanları öyle çok seviyor ki, kuşları hele.

Deniz’i diyardan diyara taşıyan bu koca pembe bulut; amansız hayalperestliği,  yetişkinlerin dünyasındaki yaftalara çarpıyor çoğu zaman. O kafasını kaldırıp uzaklara daldıkça, yakınlardan yükselen homurtular çalınıyor kulağına: Dikkat dağınıkılığı, işlerini vaktinde tamamlamamak, aklı bir karış havada olmak… Bu yüzden de hep aceleci, her daim zamansız insanların dünyasında biraz yalnız da Deniz.

Çevre kirliliğinin nedenleri ve önlemek için yapılabileceklerin konuşulduğu bir ders, “kırmızı benekli tavşanlar, mor ağaçlar, beş başlı dinozorlar” ülkesinin Deniz’ini, kimi zaman fazlasıyla gri olan hayatımıza çağırıyor.  Aslında yetişkinlerin sandığının aksine Deniz hep burada; koluna değen bir yağmur damlasıyla dost ve onunla yolculuğa hazır olacak kadar cesur. Etrafında akıp giden hayata karşı merakı her daim diri; Deniz, bu genç hayalperest, bakmakla görmek arasındaki farkı çok erken yaşta kavramış. Çok sevdiği dostu Ömer Amca’nın kitapçısında, insanların çevreye verdiği zararın kuşların yaşamına olumsuz etkisi üzerine bir haber de dinleyince, artık çok geç olmadan yola koyulmak gerektiğini kavrıyor. Ama kuşların yaşam hakkını korumak Deniz’in sandığı kadar kolay olmayabilir.  Listeler, kuşlar hakkında bilgiler, dilekçeler, görüşmeler, krokiler… Neyse ki Ömer Amca, her zaman yapabilecek daha iyi şeyler olduğunu düşünenlerden.  Peki annesi ve babası her zaman çok yoğun takvimlerinde Deniz’in planlarına yer açabilecek mi? Dilekçeler üst makamlara ulaşıp yanıt bulacak mı? Deniz’in derslere ilgisiz bir hayalperest olduğunu düşünen öğretmeni projesine ilgi gösterecek mi? Mahallede kuşlar için yaşam alanları oluşturulmasına mahalle sakinleri ne tepki verecek? Arkadaşları Deniz’in hayallerine ortak olacak mı? Acaba, Deniz’i çıktığı bu yolda neler bekliyor?

Hayalperest Çocuk, hayal kurmanın sanıldığı gibi gerçekle bağı kopuk olmak anlamına gelmediğini çevre sorunlarına duyarsız kalmamak üzerinden anlatıyor. Hayvanların yaşam hakkına saygıyı, doğayı korumak için her zaman yapılabilecek şeyler olduğunu sırtını hayale yaslayarak anlatıyor: Etrafında akıp giden hayatı görmek, hep daha iyiye duyulan inançtan vazgeçmemek; grinin baskın geldiği bir dünyaya alışmamak. Ve bunu faytonlarda çalıştırılan atların çaresiz hallerinden gözlem fotoğrafçılığına; geçmişte çocukların sokakla ilişkisinden kütüphane kullanım kurallarına;  temizlik ürünlerinin çevreye etkisinden kargaların ince fikirlerine değin bir sürü konuyla harmanlayarak anlatıyor.  Bu arada değinmeden geçmek istemem çocukların yola anneyle çıktığı, babanın evde onlar için yemek hazırladığı; toplumsal cinsiyet rollerinin tersyüz edildiği çocuk kitaplarını çok seviyorum.  Hayalperest Çocuk, daha güzel bir dünyanın, daha çok dayanışmanın, daha fazla umudun hikayesi.

Hayalperest Çocuk Görkem Kantar Aksoy tarafından yazılıp, hayallerine fikirlerine bayıldığım Mert Tugen tarafından resimlenmiş. Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close